<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><channel><title>Emre Güneş: Yazdıklarım</title><description>Editoryaller, PIM yazıları ve kişisel yazılar.</description><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/</link><language>tr</language><item><title>Bir aydınlatma üreticisinde PIM projesini nasıl yürütüyorum</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pim-projesini-nasil-yurutuyorum/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pim-projesini-nasil-yurutuyorum/</guid><description>Yürüttüğüm her PIM projesi aynı beş adımdan geçti.</description><pubDate>Tue, 21 Jul 2026 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/how-i-run-a-pim-implementation-for-a-lighting-manufacturer.png&quot; alt=&quot;Bir aydınlatma üreticisinde PIM projesini nasıl yürütüyorum&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yürüttüğüm her PIM projesi aynı beş adımdan geçti. Süreler değişiyor. Şekil değişmiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aşağıda anlattığım, bir işin başında müşterilerimle paylaştığım versiyon. Her adım ne, ne kadar sürüyor ve projeler genelde nerede tıkanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;adım-0-teklif-12-ay&quot;&gt;Adım 0: Teklif (1–2 ay)&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Teklif yazmadan önce projeyi anlamam gerekiyor. Dört girdi var:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Girdi verisi.&lt;/strong&gt; Veri bugün nerede duruyor? Excel dosyalarında mı? Kimsenin güvenmediği bir ERP’de mi? Satış tarafındaki alanların mühendisliğin teknik föyleriyle uyuşmadığı bir CRM’de mi?&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Çıktı kanalları.&lt;/strong&gt; Verinin nereye ulaşması gerekiyor? Genelde önce web sitesi. Sonra ürün föyü. Sonra katalog, montaj kılavuzu, broşür.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kaynaklar.&lt;/strong&gt; Karar verici kim? Veri girişini hangi ekip yapacak? Mühendisliğin bir türlü yazıya dökmediği teknik bilgi kimin kafasında?&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Değişkenler.&lt;/strong&gt; Kaç SKU var? Kaç dil? Aynı ürünün ABD ve uluslararası versiyonu var mı? (Aydınlatmada cevap neredeyse her zaman evet.)&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Sonra teklif gelir. Bütçenin üç kalemi var:&lt;/p&gt;
&lt;ol&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Lisans ücreti.&lt;/strong&gt; Yıllık PIM aboneliği, PIM firmasına ödenir.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kodlama ücreti.&lt;/strong&gt; Entegrasyonları ve çıktıları (web sitesi, ürün föyü, Faz 1’deki diğer her şey) kuran yazılım ekibine ödenir. Kendi yazılım ekibiniz ya da zaten güvendiğiniz bir firma varsa, bu kalem sıfıra iner. İşi yine onlar yapabilir. Ama PIM deneyimi olmayan bir yazılım ekibi projeyi yavaşlatabilir. Önemli olan PIM bakış açısı. Proje ilerledikçe işin şekli değişir. Yani bu dinamik bir süreç; kapsamı belirleyip bir iki revizyonla bitirdiğiniz standart bir web sitesi işi değil.&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Danışmanlık ücreti.&lt;/strong&gt; Bu benim ücretim. Projeyi baştan sona yürütürüm, iç ekibi iş sırasında eğitirim ve sonuçtan ben sorumluyum. Sizin tarafınızda teknik altyapısı olan biri proje yöneticisi rolünü üstlenebilirse, ücretim düşebilir, hatta sıfıra inebilir. Bu henüz olmadı. Olursa, o kişiyi gölgede bırakmadan desteklerim.&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;
&lt;p&gt;Bu kalemleri bilerek ayırıyorum. Müşteri neyin PIM firmasına, neyin yazılım ekibine, neyin bana ödendiğini görmeli. Hepsini tek pakette toplamak, işin nerede durduğunu gizler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu adım 1–2 ay sürüyor. Süredeki fark benden değil, müşterinin tarafından geliyor. Girdiler netse teklif hızlı çıkar. Girdiler belirsizse sormaya devam ederim.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;adım-1-keşif-12-ay&quot;&gt;Adım 1: Keşif (1–2 ay)&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Teklif imzalandıktan sonra, projeyi ayrıntısıyla tanımlamak için iç ekiple yakın çalışırım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu, binanın temeli. Temel zayıfsa, sonraki her şey yanlış yönde katlanarak büyür.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Faz 1 için kuralım şu: asgari ihtiyaca yakın kal. Genelde doğrusu web sitesi artı ürün föyü. Ondan sonra proje büyür: montaj kılavuzları, broşürler, distribütör portalları. Ama Faz 1, yayına çıkabilecek kadar küçük olmalı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada hep kapsamı genişletme isteği doğar. “Hazır başlamışken şunu da yapabilir miyiz…” Hayır. Faz 1 yayına çıkar, sonra ekleriz. Genişletilmiş bir Faz 1, hiç yayına çıkmayan bir Faz 1’dir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu adım da 1–2 ay sürüyor. O da müşterinin netliğine bağlı.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;adım-2-veri-yapısı-ve-brifler-12-ay&quot;&gt;Adım 2: Veri yapısı ve brifler (1–2 ay)&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Bu adımda Adım 1’in girdilerini bir veri yapısına ve yazılım ekibine gidecek briflere dönüştürüyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Normal bir projede bu iş bir aydan uzun sürmez. Karmaşık bir projede, genelde müşterinin ürün sipariş sisteminin kendisinin baştan yazılması gerektiğinde, iki aya çıkar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çoğu aydınlatma kataloğunda onlarca yıl önce tasarlanmış bir sipariş mantığı vardır. O günden beri gelen her ürün de bu mantığa eklenmiştir. Bir noktada bu mantık ürün gamını taşıyamaz olur. Önce onun düzelmesi gerekir. PIM, bozuk bir sipariş yapısının üstünü örtemez.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;adım-3-kodlama-ve-veri-girişi-34-ay&quot;&gt;Adım 3: Kodlama ve veri girişi (3–4 ay)&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Adım 2 kesinleşince brifler yazılım ekibine gider.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu aşamada sadece örnek veri giriyoruz. Yazılım ekibinin ihtiyacı yapı, tüm katalog değil. Önce mantık, sonra içerik.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yazılım ekibi çalışırken iç ekip tüm kataloğu girmeye başlar. Projenin en zor kısmı bu. Teknik olarak değil. Zihinsel olarak. Ekip Excel tablolarına alışkın. PIM ise onlardan alanlarla, kalıtımla (inheritance) ve ürünleri birer kayıt olarak düşünmelerini istiyor. Bu dönemde ekibin yanından ayrılmam, çünkü projeler sessizce bu zihniyet değişiminde tıkanır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu adım 3–4 ay sürüyor. Katalog, Adım 1’de kimsenin fark ettiğinden daha eski ya da daha dağınıksa bazen daha uzun.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;adım-4-yayına-çıkış&quot;&gt;Adım 4: Yayına çıkış&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Adım 3’ten sonra yayına çıkmaya ve Faz 1’i kapatmaya hazırız. İlk çıktılar yayına girer. Genelde web sitesi ve ürün föyü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gurur verici bir an. Arkasında çok emek var. Müşteri yatırımın geri dönüşünü (ROI) ilk kez burada görür. Bir sunum slaytındaki rakam olarak değil. Tek bir alanı değiştirdiğinde kendini güncelleyen bir web sitesi olarak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sonra ilginç bir şey olur. Faz 1 bitmiş, temel sağlam. Müşteri düzeltilecek bir sonraki manuel sürece bakmaya başlar. Sonra bir sonrakine.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kültür tam orada değişmeye başlar.&lt;/p&gt;
&lt;hr&gt;
&lt;p&gt;PIM’i düşünen bir aydınlatma üreticisiyseniz, 30 dakikalık bir görüşme için &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/contact/&quot;&gt;bana ulaşın&lt;/a&gt;. Ya da buradan başlayın:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/blog/pim-for-lighting-manufacturers/&quot;&gt;Aydınlatma üreticileri için PIM&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/blog/b-k-lighting-pim-case-study-is-out/&quot;&gt;B-K Lighting PIM Vaka Çalışması&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/blog/3-reasons-why-you-definitely-need-a-pim-product-information-management-system/&quot;&gt;Bir PIM’e ihtiyacınız olmasının 3 nedeni&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;&lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/consultancy/saleslayer/&quot;&gt;Sales Layer PIM danışmanlığı&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
</content:encoded></item><item><title>Karmaşıklığı Sadeleştirmek: Aydınlatma Üreticileri için PIM&apos;in Faydaları</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-ureticileri-icin-pimin-faydalari/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-ureticileri-icin-pimin-faydalari/</guid><description>Ağustos ve Sales Layer ile dolu dolu, 30 dakikalık bir webinara katılın. Aydınlatma üreticilerinde ürün bilgisi yönetimini dönüştürmek için hazırlandı.</description><pubDate>Mon, 04 Nov 2024 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;h2 id=&quot;26122024-tarihli-güncelleme&quot;&gt;26.12.2024 tarihli güncelleme:&lt;/h2&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Webinarı şu bağlantıdan izleyebilirsiniz:&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;https://www.saleslayer.com/saleslayer-webinars/the-benefits-of-pim-for-lighting-manufacturers&quot;&gt;saleslayer.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;30-dakikalık-webinara-katılın-kaosu-nasıl-düzene-çevirebileceğinizi-görün&quot;&gt;&lt;strong&gt;30 dakikalık webinara&lt;/strong&gt; katılın, kaosu nasıl düzene çevirebileceğinizi görün&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;3&lt;/strong&gt; Aralık 2024&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;15:00 (GMT +1) / 09:00 (UTC-4)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/simplifying-complexity-pim.jpg&quot; alt=&quot;Simplifying-Complexity-PIM.jpg&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karmaşık vs Basit&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/agustos-sales-layer-400-x-200-px.png&quot; alt=&quot;Agustos-Sales-Layer_(400_x_200_px).png&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ağustos ve Sales Layer&lt;/strong&gt; ile dolu dolu bir &lt;strong&gt;30 dakikalık webinara&lt;/strong&gt; katılın. Webinar, aydınlatma üreticilerinde ürün bilgisi yönetimini dönüştürmek için hazırlandı. Sizi neler bekliyor:&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;PIM sistemine geçmek için en önemli 3 neden:&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Aydınlatma üreticilerinin bir Ürün Bilgi Yönetimi (PIM) sistemine neden ihtiyaç duyduğunu, en kritik üç nedeniyle öğrenin. Odakta temel alanlar var: teknik dokümantasyon, çoklu versiyon ve çoklu dil desteği, değişen komponentlere ve gereksinimlere uyum. Bir PIM sisteminin bu sorunları nasıl çözdüğünü ayrıntısıyla anlatacağız.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;PIM projesinden sonra ne değişiyor?&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;İyi kurulmuş bir PIM sisteminin etkisini gerçek örneklerle görün. Birleşik bir veri kaynağının ve tek doğru kaynağın iş süreçlerinizi ve şirket kültürünüzü nasıl kökten değiştirebileceğini gösteriyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;&lt;strong&gt;PIM projelerine yaklaşımımız:&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Ağustos’un PIM projelerini, belirsizlikleri en aza indirmek için nasıl netlik ve rehberlikle yönettiğini öğrenin. Denenmiş sürecimizi adım adım anlatacağız. Böylece her aşamada tam olarak ne bekleyeceğinizi bileceksiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;PIM’in ürün bilgisi yönetimine yaklaşımınızı nasıl değiştirebileceğini görmek için bu fırsatı kaçırmayın!&lt;/p&gt;
&lt;img class=&quot;post-image post-image--left&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/emre-gunes-framed-600-600-colour.png&quot; alt=&quot;Emre Güneş&quot; width=&quot;200&quot; height=&quot;200&quot; /&gt;
&lt;h3 id=&quot;emre-güneş&quot;&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kurucu Ortak - PIM Danışmanı&lt;/p&gt;
&lt;img class=&quot;post-image post-image--left&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/mark-symons.png&quot; alt=&quot;Mark Symons&quot; width=&quot;200&quot; height=&quot;200&quot; /&gt;
&lt;h3 id=&quot;mark-symons&quot;&gt;&lt;strong&gt;Mark Symons&lt;/strong&gt;&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;International Enterprise Account Executive&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Aydınlatma üreticisi misiniz? Bir PIM (Ürün Bilgi Yönetimi) sistemine - kesinlikle - ihtiyacınız olmasının 3 nedeni</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pim-sistemine-ihtiyaciniz-olmasinin-3-nedeni/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pim-sistemine-ihtiyaciniz-olmasinin-3-nedeni/</guid><description>18 yılı aşkın süredir aydınlatma sektöründe çalışıyorum (ve bu süre uzamaya devam ediyor).</description><pubDate>Fri, 13 Sep 2024 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;18 yılı aşkın süredir (ve bu süre uzamaya devam ediyor)&lt;/strong&gt; aydınlatma sektöründe çalışıyorum. Dergi yayıncısı, etkinlik organizatörü, distribütör / temsilci gibi farklı roller üstlendim ve &lt;strong&gt;son olarak danışman oldum.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bugüne kadar aydınlatma sektöründe gördüğüm ana sorun, &lt;strong&gt;güncel teknik bilgi eksikliği&lt;/strong&gt;. Bir üretici için kataloğu güncellemek, pazarlama ekipleri için çoğu zaman büyük bir olay (aslında birçok departmanı ilgilendirdiği için bütün şirket için). Web sitesini güncel tutmak da zaman alan ve çok pahalı bir iş olarak kabul ediliyor. Hele çok sayıda ürününüz varsa ve birden fazla dilde yayın yapmak istiyorsanız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tespitlerin bir kısmı, &lt;strong&gt;teknik dokümantasyonun kritik olduğu&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;Yapı Malzemeleri ya da Kimya&lt;/strong&gt; gibi benzer sektörler için de geçerli. Ama bu yazıda uzmanlık alanım olan aydınlatma üreticilerine odaklanacağım ve bir aydınlatma üreticisi olarak bugünün hızla değişen ortamında &lt;strong&gt;rekabette kalmak&lt;/strong&gt; için neden bir &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/consultancy/product-information-management-pim-consultancy-sales-layer-turkey/&quot;&gt;&lt;strong&gt;PIM (Ürün Bilgi Yönetimi) sistemine&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; ihtiyacınız olduğunu &lt;strong&gt;3 ana nedenle ortaya koyacağım.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;1--teknik-dokümantasyon&quot;&gt;1- Teknik dokümantasyon&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Bugün PIM (Ürün Bilgi Yönetimi) pazarına bakarsanız, çok kanallı pazarlama ve e-ticaret özelliklerinin yoğun şekilde öne çıkarıldığını görürsünüz. (Çoğunlukla B2C yaklaşımlar.)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama bir danışman olarak bugüne kadarki PIM deneyimim &lt;strong&gt;B2B tarafında oldu&lt;/strong&gt; ve PIM çoğu zaman &lt;strong&gt;teknik dokümantasyon&lt;/strong&gt; sorununu çözen ana araçtı.&lt;/p&gt;
&lt;h3 id=&quot;çok-fazla-dosya&quot;&gt;Çok fazla dosya&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Müşteriler ayrıntılı ve doğru ürün bilgisi bekliyor. Aydınlatma sektöründe her Ürün (hatta her Varyant) için birçok farklı dosyanın üretilmesi ya da paylaşılması gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Önemli oyunculardan birinin ürün sayfasına bakalım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;https://www.erco.com/en/?specsheet=A4000689&quot;&gt;erco.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/cleanshot-2024-09-12-at-14-10-10.png&quot; alt=&quot;CleanShot_2024-09-12_at_14.10.10.png&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;İndirilecek 13 farklı dosya!&lt;/strong&gt; Bunların da elle ya da otomatik olarak üretilmesi gerekiyor. &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/consultancy/product-information-management-pim-consultancy-sales-layer-turkey/&quot;&gt;PIM&lt;/a&gt; bu konuda da yardımcı olabilir. Tabii kutudan çıktığı gibi değil, ama doğru bir kodlamayla birleştirdiğinizde bazı dosyaların üretimini otomatikleştirmek çok kolay.&lt;/p&gt;
&lt;h3 id=&quot;çok-fazla-detay&quot;&gt;Çok fazla detay&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Ürün detaylarında da durum aynı. Aynı oyuncunun sayfasına bakalım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/cleanshot-2024-09-12-at-14-18-36.png&quot; alt=&quot;CleanShot_2024-09-12_at_14.18.36.png&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yönetilmesi gereken 26 veri noktası!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Binlerce ürün olduğunda bu iş - çok hızlı bir şekilde - altından kalkılamaz hâle geliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Excel dosyaları ve paylaşılan klasörler, temel detaylarla sizi ancak bir noktaya kadar götürebilir. Bunun ötesinde &lt;strong&gt;bir PIM sistemi vazgeçilmez bir araçtır.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;2--çoklu-versiyon--çoklu-dil&quot;&gt;2- Çoklu Versiyon &amp;amp; Çoklu Dil&lt;/h2&gt;
&lt;h3 id=&quot;çoklu-versiyon&quot;&gt;Çoklu versiyon&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İşleri daha da zorlaştıran bir şey var: her ürün, pazara göre küçük farklılıklar gösterecek. Örneğin ABD için Giriş Voltajı &lt;strong&gt;120-277V olacak, dünyanın geri kalanı içinse elinizde 220-240V bir versiyon olacak.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Driver, Güç Kaynağı ya da Aksesuarlar gibi bazı komponentler de farklı olacak. Bu da o ürünün &lt;strong&gt;o pazara özel pazarlama detaylarını&lt;/strong&gt; etkileyecek.&lt;/p&gt;
&lt;h3 id=&quot;çoklu-dil&quot;&gt;Çoklu dil&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Kapasiteniz ve yeteneğiniz varsa küresel pazarlara kolayca ulaşabildiğiniz, birbirine son derece bağlı bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden hedef pazarlarınıza bağlı olarak teknik dokümantasyonun da çok dilli olması gerekecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tüm bu dokümanların, versiyonların ve veri noktalarının &lt;strong&gt;tek bir dilde değil, iki ya da (müşterilerimden birinde olduğu gibi) 13 dilde hazırlanması / üretilmesi gerektiğini düşünebiliyor musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tam bir kâbus!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şunu söyleyebilirim: özellikle veri noktalarında, &lt;strong&gt;veri yapısını dikkatle planlarsanız&lt;/strong&gt; teknik konularda daha az çeviriyle işin içinden çıkabilirsiniz. Ama bu, yine de bir PIM sistemine ihtiyacınız olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yalnız &lt;strong&gt;iyi ve deneyimli bir danışman (benim gibi)&lt;/strong&gt; sorunu verimli bir şekilde çözmenize daha çok yardımcı olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ÜCRETSİZ İPUCU:&lt;/strong&gt; Çevrilecek içerikleri veri hiyerarşisinin üst seviyelerinde tutun (Aile ve Ürün gibi). Evrensel çıktısı olan (çeviri gerektirmeyen) teknik veri noktaları ise alt seviyelerde kalabilir. (Varyant gibi).&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;3--değişen-komponentler-ve-gereksinimler&quot;&gt;3- Değişen komponentler ve gereksinimler&lt;/h2&gt;
&lt;h3 id=&quot;değişen-komponentler&quot;&gt;Değişen komponentler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;Standart bir aydınlatma ürününde (armatür ya da siz nasıl adlandırıyorsanız), performansı belirleyen birkaç kritik komponent vardır: &lt;strong&gt;LED Çip, Reflektör / Lens, Driver, Konnektör, Kablo vb.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu komponentler, özellikle LED’in icadından sonra, düzenli olarak değişen parçalar hâline geldi. 2 örnek verelim: her 6 ayda bir verimliliği artan LED çipler ya da düzenli olarak üretimden kalkan driver’lar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yani bunlardan biri değiştiğinde, &lt;strong&gt;ilgili tüm ürünlerin teknik dokümantasyonu da her versiyonda ve her dilde değişiyor!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;h3 id=&quot;değişen-gereksinimler&quot;&gt;Değişen gereksinimler&lt;/h3&gt;
&lt;p&gt;İş komponentlerle de bitmiyor. Düzenli olarak yeni veri gereksinimleri de ortaya çıkıyor. Belki komponentler kadar sık değil, ama yine de &lt;strong&gt;herhangi bir anda herhangi bir seviyeye yeni bir veri noktası eklemeniz&lt;/strong&gt; gerekebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örneğin ürünlerinizin Flicker değerini beyan etmenizi isteyen WELL standardı gibi: &lt;a href=&quot;https://www.wellcertified.com/&quot;&gt;wellcertified.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ya da son dönemde &lt;strong&gt;Çevresel Ürün Beyanı (EPD)&lt;/strong&gt; olmazsa olmaz bir doküman hâline geliyor. Bir PIM ve çok detaylı bir komponent hiyerarşisi olmadan bunu hazırlamak imkânsız.&lt;/p&gt;
&lt;h2 id=&quot;sonuç&quot;&gt;Sonuç&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Bugünlerde aydınlatma üreticisi olmak kolay değil. Özellikle LED’in icadıyla birlikte, Kaliforniya altına hücumu (1848–1855) gibi, sektöre sürekli yeni oyuncular giriyor. Kâr marjları durmadan düşüyor. Her yeni yüksek teknoloji ürünü çok hızlı bir şekilde sıradan bir emtiaya dönüşüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bununla mücadele etmek için pazara çıkış süreniz (time to market) her zamankinden daha kritik. Bu yazıda anlatmaya çalıştığım gibi, &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/consultancy/product-information-management-pim-consultancy-sales-layer-turkey/&quot;&gt;bir PIM sistemi&lt;/a&gt; olmadan bunu doğru şekilde yönetmek neredeyse imkânsız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hâlâ Excel’lerle ve paylaşılan klasörlerle uğraşıyorsanız, lütfen &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/contact/&quot;&gt;bizimle iletişime geçin&lt;/a&gt;, hayatın nasıl olabileceğini size gösterelim. İnanın bana, dünyanın bu tarafını bir kez gördüğünüzde geri dönüş yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/agustos/images/blog/emre-gunes-icon.jpg&quot; alt=&quot;Emre-Gunes-icon.jpg&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;Ben kimim? Şuraya bakabilirsiniz: &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/who-are-we&quot;&gt;agustos.com&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;PIM danışmanı olarak ne yapıyorum? Şuraya bakabilirsiniz: &lt;a href=&quot;https://agustos.com/en/consultancy/product-information-management-pim-consultancy-sales-layer-turkey&quot;&gt;agustos.com&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
</content:encoded></item><item><title>“Sevmeyeni olmayan insan” Enis Güneş’e elveda</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/sevmeyeni-olmayan-insan-enis-gunese-elveda/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/sevmeyeni-olmayan-insan-enis-gunese-elveda/</guid><description>28 Ocak 2023 Cumartesi günü saat 15:40’ta biricik babamı kaybettim.</description><pubDate>Wed, 01 Feb 2023 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;28 Ocak 2023 Cumartesi günü saat 15:40’ta biricik babamı kaybettim. Aramızdan ayrıldığında 82 yaşındaydı ve neredeyse 2 buçuk senedir sağlığı kötüye gidiyordu. 2020 Ekim ve 2022 Temmuz’da 2 kez COVID olup 10’ar gün hastanede yattı. En son ciğerleri su toplayınca yılbaşı öncesi bir 10 gün daha hastanede yattı. Her yatış hareket kabiliyetinde bir azalma ve demansında bir ilerleme ile sonuçlandı. Kanser teşhisi konulalı 15 gün, çektirdiğimiz PET ile bütün vücudunu sardığını öğreneli ise 1 hafta olmuştu. Bu 15 gün boyunca 3 kardeş (2 ablam ve ben) ona evde nasıl iyi bakarız, son günlerini nasıl huzurlu geçirebilir diye araştırıyorduk. Tedavi olsun olmasın kararı bir yana, hangi ağrı kesiciyi ne sıklıkta vermeliyiz gibi tartışmalar temel odak noktamızdı. Ama sağolsun babam, her zamanki gibi ağırlığını koydu. Sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Ve tabii ki ona yakışır bir şekilde geride kalanlara büyülü bir hikaye bıraktı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Normalde uzun bir süredir her fırsatta oğlum Can’ı götürürdüm annemlere. Hem son günlerinde dedesine eşlik etsin hem de evdeki ister istemez olan karamsar havayı dağıtsın istiyordum. Cuma günü eşime yarın Can’ı götürmek istemiyorum dedim. Bir sebebi yoktu, sadece istemedim. Zaten Cuma akşamı halam aramıştı ve İzmit’de yaşayan dayım (dört dayımdan tek hayatta olanı) beyin kanaması geçirmiş ve merdivenden düşmüştü. Ya da merdivenden düşmüş, beyin kanaması geçirmişti. Hangi sırada olduğunu bilmiyorlardı. Anneme söylemek istemiyorlardı ama haber veriyorlardı bana. Telefonda “&lt;em&gt;Ben yarın gider söylerim, annemi de alır gelirim İzmit’e&lt;/em&gt;” dedim. Cumartesi sabahı, her zaman yaptığım gibi, eve girer girmez anneme sıkıca sarılıp öptükten sonra babamın son 2 buçuk seneyi geçirdiği odasına doğru yürüdüm. Beni görünce sağa doğru kaykıldı, ağrıları yüzünden hep sola doğru yatıyordu. Yaklaşıp neredeyse bir rutin olarak yaptığım gibi başını okşadım ve alnından öptüm. Biraz daha dedi. Ben de devam ettim saçlarını okşamaya, annem ve Nur ablam geldi odaya. Klasik şakamı yaptım, “&lt;em&gt;En favori çocuğun benim değil mi baba? Söyle de herkes tekrar duysun.&lt;/em&gt;” dedim. Babam da Nur ablamı göstererek “&lt;em&gt;ilk göz ağrım&lt;/em&gt;” dedi. Havada neredeyse dokunsan ele gelecek duygular vardı. Sevgi, şefkat, özlem (geçmişe, sağlıklı günlere).&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mutfağa geçtik, kahvaltı, sohbet derken, anneme durumu anlattım. “&lt;em&gt;Dayımı görmek istersin, İzmit’e gidelim.&lt;/em&gt;” dedim. Hiç istemedi. Baban bakıcı ile tek kalmasın dedi. Israr ettim: “&lt;em&gt;Belli olmaz anne, dünya gözüyle son kez gör dayımı&lt;/em&gt;” diye ısrar ettim. İstemeye istemeye kabul etti. Biz İzmit’e gitmek için hazırlanırken telefon geldi, İzmit ve çevre illerinde yoğun bakımlar doluymuş, Pendik 100. Yıl Hastane’sine getiriyorlarmış dayımı. Öyle olunca biraz daha zaman var diye biraz babamın yanına geçeyim dedim. Ayak ucundaki sandalyeye oturdum. Pek sohbet başlatmıyordu ne zamandır, ama bir anda kafasını kaldırdı “&lt;em&gt;Çok oldu artık, gideyim&lt;/em&gt;” dedi. Ben de “&lt;em&gt;Git tabii babacım. Sen bu hayatta yapacağını yaptın. 3 çocuk yetiştirdin, 4 torun gördün. Güzel yaşadın, artık acı çekme&lt;/em&gt;” dedim. “Hakkım varsa da, ben sana helal ediyorum” diye ekledim. O da hakkını helal etti. “&lt;em&gt;Ama&lt;/em&gt;” dedim, “&lt;em&gt;eğer babaannemi görürsen ve bu tarafa işaret verebiliyorsanız bir işaret verin&lt;/em&gt;”. “&lt;em&gt;Yok, yapamam&lt;/em&gt;” dedi. “&lt;em&gt;Peki en azından selam söyle&lt;/em&gt;” dedim. Kafasıyla tamam der gibi bir hareket yaptı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dayımı görmek için çıktık. Hastaneye varışımızdan 5-10 dakika sonra bakıcı aradı: “&lt;em&gt;Baba kustu, dudakları mor ve hareket etmiyor”&lt;/em&gt; dedi.  112’yi aradık ve hemen eve doğru yola çıktık. Yolda bir yandan sürekli kornaya basıyor bir yandan da dua ediyordum. 112 bizden önce gelirse babamı zorlamasın, huzurunu kaçırmasın diye. Gelince anlaşıldı ki 112 geldiğinde babam çoktan hakkın rahmetine kavuşmuş. Bakıcı ise son anlarını şöyle anlattı: “&lt;em&gt;Baba bir anda kustu, sonra kafasını kaldırdı “anne, anne” diye seslendi. Sonra bir daha kustu ve elini arkasındaki cama uzatarak “anneciğim, anneciğim” diye tekrar seslendi. Sanki annesi geldi, babayı aldı ve gitti”.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;112’den 10 dakika sonra varmışız. Onu tekrar gördüğümüzde hala sıcaktı. Sağolsun, bu son anları ve acıyı ailesine yaşatmak istemedi. Yüzüne uzun zamandır olmayan bir huzur gelmişti. Neredeyse tekrar sağlıklı gözüküyordu diyebilirim. Canım babam.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Babam çok güzel insandı. Oğuz abinin (büyük halamın oğlu) mesajıyla “sevmeyeni olmayan bir insan”. Klasik anlamda bir baba - oğul ilişkimiz yoktu. Beraber hatırladığım neredeyse tek sosyal aktivitemiz 14 yaşında beraber gittiğimiz bir sinema seansıydı. Bu olay haricinde evin dışında geçen hiç bir anım yok babamla. Genç bir emekli olarak 40 yıldan fazla bir süre ev ile, iş gibi disiplinle gittiği, kahve arası bir hayatı vardı. Bir süre sonra kahve de zor gelmeye başladı, bilgisayarda briç oynuyordu. Bu dönemde internet kesilmesi veya mouse’un çalışmaması benim için acil kodlu telefonlara dönüşür, en kısa sürede halletmem gereken problemler olarak hayatıma girip çıkardı. Hatırladığım o hep evdeydi. Büyük ihtişamı, hoş sohbeti ve arada ettiği büyük laflarla güvenli bir liman gibiydi. Orada olduğunu bilirdiniz ve bu yeterdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tüm kutsal kitapları okumuştu ama inançlı bir insan değildi. Annem dindar olmasına ve bu konu neredeyse her fırsatta gündeme gelmesine rağmen hiç birimize bir taraf seçmek için baskı yapmadı. Aksine annem bayram namazı için çok ısrar edince, “&lt;em&gt;anneni kırma oğlum&lt;/em&gt;” derdi. Hala tam anlamıyla kökenini anlamadığım bir bilgeliği vardı. Lise mezunu olmasına rağmen tüm Rus ve Fransız klasiklerini okuduğu gibi benim afacanlıkla yırtmaya başlamam ile son bulan geniş bir kütüphanesi vardı. Dedem küçükken babamı çok dövmüş, o varken odaya girmesi bile yasakmış. Babam bunları anlatır ve hep “&lt;em&gt;Bunları asla çocuklarıma yaşatmam&lt;/em&gt;” derdi. Bir kere tokat yedim babamdan. O da Bağlarbaşı’nda otururken tehlikeli bir sokakta karşı karşıya geçerken araba çarptı. Mosmor bir bacağa sahip olmama ve bildiğin sekmeme rağmen küçük aklımla bunu gizleyebileceğimi düşündüm. O da öğrenince yalan söylememe kızdı ve tokadı yapıştırdı. Onunla rahat ederdiniz hep. Bir şey düşüp kırıldığında hemen “&lt;em&gt;canın sağolsun&lt;/em&gt;” diyiverirdi. “&lt;em&gt;Düşüren kişi (veya hata yapan) zaten yeterince üzgün, ondan fazla üzülemem ki&lt;/em&gt;” derdi. PTT’de başlayıp biten memurluk hayatı için: “&lt;em&gt;Memurluğum boyunca hiç rüşvet almadım. Ama kimse de teklif etmedi. O yüzden sınava tabii tutulmadığım için masumum da diyemem&lt;/em&gt;” derdi. 57 yıllık evlilikleri boyunca annemi aldatmadığını söylerken “&lt;em&gt;Annene kadar hızlı yaşadım. Bir telefonla tanımadığım bir kadın için Adana’ya bile gittim. Ama annenin tanıdığı ilk erkek benim, ona haksızlık edemezdim.&lt;/em&gt;” derdi. Fransa’ya yüksek lisans yapmak için gideceğim günün sabahı kapıya kadar geldi ve tek laf etti: “&lt;em&gt;Sakın orada ırkçılık yapma.&lt;/em&gt;”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Babam ben doğduğumda 39 yaşındaymış. Ben de Can doğduğunda 39 yaşındaydım. Bu dönemde sabah Can’ın akşam babamın altını bezlediğim çok oldu. Başka türlü bir zaman geçirdik beraber. İnsan babası ölünce veya çocuğu olunca büyürmüş. İkisi de oldu. Kendimi büyümüş hissetmiyorum. Ama tüm hayatım boyunca olduğu gibi yine kendimi “şanslı” hissediyorum. Böyle bir babam olduğu ve son gününde bize böyle bir hikaye bırakarak gittiği için. Yolun açık olsun biricik babacığım. Bir gün bir şekilde görüşeceğiz. Kendine iyi bak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT 1&lt;/strong&gt;: Bu dönemde arayan soran, mesaj atan, çiçek gönderen, camiye, mezara ve (veya) eve gelen, yani yanımızda olduğunu bir şekilde hissettiren herkese tekrar binlerce kez teşekkürler. Her bir dokunuşu omzumda ve kalbimde hissettim. İyi ki varsınız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;NOT 2&lt;/strong&gt;: Her dönemi bir şarkı ile hatırlarım. Dilime pelesenk olup sürekli dinlediğim bir şarkı. Bıkmadan üst üste saatlerce dinlerim. Babamın son günleri için de şarkım şu oldu. Size de iyi dinlemeler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;a href=&quot;https://open.spotify.com/track/4sSeVeFLlOTO4QwmHqn2RU&quot;&gt;Raf - Akustik Versiyon&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/notion/enis-gunes-veda.jpg&quot; alt=&quot;26 Eylül 2021 Pazar. Ailecek kahvaltı organizasyonu.&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;26 Eylül 2021 Pazar. Ailecek kahvaltı organizasyonu.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Işık kirliliği ve Cep hikayeleri Youtube kanalı</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligi-ve-cep-hikayeleri-youtube-kanali/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligi-ve-cep-hikayeleri-youtube-kanali/</guid><description>Işık kirliliği ile tanışmam 2011 yılına dayanır.</description><pubDate>Sun, 05 Jul 2020 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Işık kirliliği ile tanışmam 2011 yılına dayanır. İlk kez, o yıl, sonra Türkiye&apos;de bir kaç şehirde yapı sektörü profesyonelleri ile de tanıştırdığımız, &quot;The city dark&quot; belgeselini Madrid&apos;de izlemiş ve  bu konuda bir şeyler yapmam gerek diyerek kolları sıvamıştım.&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;O dönemden beri konuya dikkat çekmek için çabalarım sürüyor.&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt; &lt;strong&gt;Etkinlikler düzenledim&lt;/strong&gt;:&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;* Türkiye’de Işık Kirliliği Semineri&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/turkiyede-isik-kirliligi-semineri/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/turkiyede-isik-kirliligi-semineri/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* Karanlığı aramak – The City Dark Film Gösterimleri: &amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/karanligi-aramak-the-city-dark-film-gosterimleri/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/karanligi-aramak-the-city-dark-film-gosterimleri/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yazılar yazdım:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;* Işık kirliliği nedir? Türkiye’deki çalışmalar:&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* Işık kirliliğini (büyük oranda) önlemek için 3 temel öneri. (Özet: 24:00’den sonra ışıkları kapatalım.):&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/isik-kirliligini-buyuk-oranda-onlemek-icin-3-temel-oneri-ozet-2400den-sonra-isiklari-kapatalim/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/isik-kirliligini-buyuk-oranda-onlemek-icin-3-temel-oneri-ozet-2400den-sonra-isiklari-kapatalim/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* LED’ler ve renk kullanımı: Pavyonlaştıramadıklarımızdan mısınız?:&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/ledler-ve-renk-kullanimi-pavyonlastiramadiklarimizdan-misiniz/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/ledler-ve-renk-kullanimi-pavyonlastiramadiklarimizdan-misiniz/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Konuşmalar yaptım&lt;/strong&gt;:&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;* Mimarlık ve Kentlerin Işık Kirliliği: &lt;a aria-label=&quot;undefined (opens in a new tab)&quot; href=&quot;https://youtu.be/3f6FPAjw2wc&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://youtu.be/3f6FPAjw2wc&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;* PechaKucha Night 031 @Luminale - Emre Güneş - Searching for darkness for lighting design: &lt;a href=&quot;https://youtu.be/al5RdQ7jHYA&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://youtu.be/al5RdQ7jHYA&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;* PechaKucha Night Istanbul Vol.18 - Emre Güneş - Aydınlatma tasarımı için karanlığı aramak: &lt;a href=&quot;https://youtu.be/AnttvadAsxs&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot;&gt;https://youtu.be/AnttvadAsxs&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Bunlar online bir video linki olanlar, bir çok farklı şehir ve ülkede, onlarca kez sahnede bu konuyu paylaştım. Son olarak, yine bu amaçla Youtube kanalı &quot;Cep hikayeleri&quot;nin konuğu oldum ve yine &quot;Işık kirliliği&quot;ni anlattım. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:html --&gt;
&lt;figure&gt;&lt;iframe width=&quot;560&quot; height=&quot;315&quot; src=&quot;https://www.youtube-nocookie.com/embed/VvGRUptNp7Q&quot; allowfullscreen=&quot;&quot;&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/figure&gt;
&lt;!-- /wp:html --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Sizlerden de ricam, konuyu daha fazla kişiye ulaştırmak için yardım etmeniz ve paylaşmanız. Çünkü hep söylediğim gibi &quot;kaybedeni&quot; olmayan ve bilinçlendirme ile çözebileceğimiz bir problem ışık kirliliği.&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
</content:encoded></item><item><title>Bebeğin altını kim değiştirecek?</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/bebegin-altini-kim-degistirecek/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/bebegin-altini-kim-degistirecek/</guid><description>Uzun zamandan beri bilgisayarın başına yazı yazmak için oturmuyorum.</description><pubDate>Wed, 06 Nov 2019 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Uzun zamandan beri bilgisayarın başına yazı yazmak için oturmuyorum. Mart 2018 itibariyle basılı olarak PLD Türkiye’ye veda ettiğimizden beri de 4 yazı yazmışım. Bazen günlerce içinden çıkamasam, kendimi ifade edebilmek için kelimeler ile boğuşsam da, daha bu ilk cümlelerden görüyorum ki yazmayı da, dergi gibi, özlemişim. 2020’nin istek listesine daha çok yazmayı şimdiden eklemiş olayım. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Başlığı görünce şaşırmış olabilirsiniz. &lt;strong&gt;Aydınlatma tasarımı ile çocuk bezi arasında nasıl bir ilişki kurulabileceği ilk başta hemen akla gelmiyor.&lt;/strong&gt; Haklısınız ama bağlantı tahmin ettiğinizden daha güçlü, lütfen izin verin, açıklayayım. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Her ne kadar son yıllarda, azalma eğilimi gösterse de, &lt;strong&gt;profesyonel hayatımın çoğunu aydınlatma tasarımcısı mesleğinin neden var olması gerektiğini ve aydınlatma tasarımının neden önemli olduğunu açıklayarak geçirdim.&lt;/strong&gt; Bazen yazılı bazen sözlü olarak tekrar tekrar kullandığım cümleler ve analojiler ise zamanla değişti ve dönüştü. Son 3 yıldır ağzımdan düşmeyen, yaratıcısı da olmadığım bir analojiyi ise yazıya dökmediğimi fark ettim. Sahibi, Türkiye’de konuşmacı olarak misafir etme şansı da bulduğum, arkadaşım, İsveç’li önemli aydınlatma tasarımcısı &lt;strong&gt;Kai Pippo. Türkiye’de gösterimini de gerçekleştirdiğimiz &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/mukemmel-isik-diye-bir-sey-var-mi-the-perfect-light-film-projesi/&quot;&gt;“Perfect Light”&lt;/a&gt; filminde rastladığım Kai’in yaklaşımı&lt;/strong&gt; ilk duyduğumdan beri benimle yaşıyor. İşte bu yazı bununla ilgili. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Işık mucizevi bir olgu.&lt;/strong&gt; Her ne kadar, günlük koşturmaca içerisinde unutsak da, dış dünya ile ilişki kurmamız için olmazsa olmaz şey ışık. Beynimize ulaşan bilgi ve mesajların %80’i gözümüz aracılığıyla yani ışık sayesinde ulaşıyor. Gözünüzü kapatıp bir orman hayal edin desem ilk aklınıza gelecek görüntü, ağaçlar arasından süzülen ışık huzmeleri olacaktır. Fiziksel olarak hem parçacık hem de dalga özelliği gösteren ışık, yetmezmiş gibi kuzey ışıkları veya yağmur sonrası ortaya çıkan gökkuşağı gibi mucizevi doğa olaylarında da başrolde. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;O yüzdendir ki hepimiz ışığı severiz. &lt;/strong&gt;Yapı sektörü de bir istisna değil. İşveren, mimar, elektrik mühendisi vb, tüm paydaşlar, ışığı, aydınlatmayı seviyor. Aynı bir bebek gibi. İstisnalar hariç olmakla beraber, neredeyse hepimiz ufak bir bebek gördüğümüzde sevinir, öpüp koklamak isteriz. Ne zaman ki bebek altına yapar, işte o zaman, aile devreye girip bebeğin altını değiştirir. Yani bebeğin bir sorumlusu vardır. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Peki ya yapı üretim sürecinde ışığın sorumluluğunu kim alacak? Eğer işler iyi gitmez ve aydınlatmada problem çıkarsa, sorumlusu kim olacak? İşte Kai Pippo diyor ki, &lt;strong&gt;yapı üretim sürecinde ışığın &amp;amp; aydınlatmanın yani herkesin göz bebeğinin sorumluluğu, aydınlatma tasarımcısındadır.&lt;/strong&gt; Bebeğin tüm ihtiyaçlarını belirleyen ve problem çıktığı anda da müdahale edebilecek tek kişi yine aydınlatma tasarımcısıdır. Yani gerekirse bebeğin altını da aydınlatma tasarımcısı değiştirir. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;İtiraf etmem gerekiyor ki, bu yazının yazılmasında kişisel hayatımdaki önemli bir gelişmenin de etkisi var. &lt;strong&gt;20 Ekim 2019 tarihinde oğlum (Can Güneş) dünyaya geldi. Yapı sektöründe olmasa bile, o günden beri evde bebeğin altını ben değiştiriyorum.&lt;/strong&gt;   &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:image {&quot;id&quot;:25904,&quot;width&quot;:281,&quot;height&quot;:375} --&gt;
&lt;figure class=&quot;wp-block-image is-resized&quot;&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2019/11/img-20191022-061009-281x375.jpg&quot; alt=&quot;&quot; class=&quot;wp-image-25904&quot; width=&quot;281&quot; height=&quot;375&quot;/&gt;&lt;figcaption&gt;Kendisi küçük ayakları kocaman Can. &lt;/figcaption&gt;&lt;/figure&gt;
&lt;!-- /wp:image --&gt;
</content:encoded></item><item><title>Işığın kirli yüzü: Işık Kirliliği kitabı</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isigin-kirli-yuzu-isik-kirliligi-kitabi/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isigin-kirli-yuzu-isik-kirliligi-kitabi/</guid><description>Sevgili Bülent Aslan&apos;ın elinden çıkan &quot;Işığın kirli yüzü: Işık Kirliliği&quot; kitabı yayınlandı.</description><pubDate>Sat, 05 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;!-- wp:image {&quot;id&quot;:23634,&quot;align&quot;:&quot;left&quot;} --&gt;
&lt;div class=&quot;wp-block-image&quot;&gt;&lt;figure class=&quot;alignleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2019/01/isik-kirliligi-kitabi-49203738-2232824496984547-9057620298190290944-o-249x375.jpg&quot; alt=&quot;&quot; class=&quot;wp-image-23634&quot;/&gt;&lt;/figure&gt;&lt;/div&gt;
&lt;!-- /wp:image --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Sevgili &lt;strong&gt;Bülent Aslan&lt;/strong&gt;&apos;ın elinden çıkan &lt;strong&gt;&quot;Işığın kirli yüzü: Işık Kirliliği&quot;&lt;/strong&gt; kitabı yayınlandı. Ankara Dayanışma Akademisi ve Heinrich Böll Stiftung derneği Türkiye Temsilciliği destekleri ile yayınlanan kitap ücretsiz olarak &lt;a href=&quot;http://www.isikkirliligi.org/index.php/kaynaklar/98-isigin-kirli-yuzu-isik-kirliligi-kitap-icindekiler&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot; aria-label=&quot;www.isikkirliligi.org (yeni sekmede açılır)&quot;&gt;www.isikkirliligi.org&lt;/a&gt; adresinden talep edilebilir. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Kitabın, &lt;a href=&quot;mailto:bilgi@isikkirliligi.org&quot;&gt;bilgi@isikkirliligi.org&lt;/a&gt; adresine atacağız bir mail ile posta ücreti size ait olacak şekilde adresinize gönderilmesini isteyebilirsiniz. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Açıkcası, Bülent Aslan&apos;ın nazik düşüncesi ile geçtiğimiz ay elime ulaşan kitabı henüz okuma şansım olmadı. Ancak hem konu hakkında değerli bir türkçe kaynak olarak hem de ücretsiz herkese açılması ile ışık kirliliği ile ilgili duyarlılığın arttırılması için önemli bir çaba olarak tarihte yerini aldı. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Bu noktada yeterince övemeyeceğimi bildiğim Bülent Aslan ile ilgili de ayrı bir parantez açmak isterim. Bülent, &quot;Işık kirliliği nedir? Türkiye’deki çalışmalar&quot; başlıklı yazımda da bahsettiğim konu ile ilgili insan üstü bir çaba ile çalışan çok değerli bir akademisyen. (Bakınız: &lt;a rel=&quot;noreferrer noopener&quot; href=&quot;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&lt;/a&gt;) &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Daha önce bir çok kez beraber konferanslarda konuşmacı olduğum Bülent ile son olarak İSMD organizasyonu ile Salt Galata&apos;da gerçekleşen &quot;Mimarlık ve Kentlerin Işık Kirliliği&quot; etkinliğinde bir arada olmuştuk. Şuradan tüm konferansı izleyebilirsiniz: &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:html --&gt;
&lt;figure&gt;&lt;iframe width=&quot;560&quot; height=&quot;315&quot; src=&quot;https://www.youtube-nocookie.com/embed/3f6FPAjw2wc&quot; allowfullscreen=&quot;&quot;&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/figure&gt;
&lt;!-- /wp:html --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Özel hayatta çok fazla zaman geçirmememe rağmen Bülent ile ilgili en kestirme söyleyebileceğim &quot;iyi&quot; bir insan olduğu. Her hareketi ve söylemi ile bana günümüz dünyasında anlam veremeyeceğimiz bir iyiliği hatırlatan bu değerli akademisyen maalesef ünlü KHK mağdurlarından. Anadolu Üniversitesi&apos;nde akademisyen olarak sürdürdüğü görev maalesef bir KHK ile son buldu. Türkiye&apos;de özellikle son yıllarda artan &quot;yıkım&quot; öyle bir hal aldı ki, en güzel tabirle at izi it izine karıştı.  &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Umarım, kısa vadede olmasa da, beni derinden üzen bu günler de geçecek ve Bülent gibi değerli insanlara tekrar gereken saygının gösterileceği bir dönem başlayacak. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Emre Güneş&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
</content:encoded></item><item><title>2018 ardından... Umut.</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/2018-ardindan-umut/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/2018-ardindan-umut/</guid><description>2018’in bu son günlerinde kısa bir değerlendirme yazısı ile karşınızdayım.</description><pubDate>Sun, 30 Dec 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;!-- wp:image {&quot;id&quot;:22665,&quot;align&quot;:&quot;left&quot;} --&gt;
&lt;div class=&quot;wp-block-image&quot;&gt;&lt;figure class=&quot;alignleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/08/emre-gunes-150x150.jpg&quot; alt=&quot;&quot; class=&quot;wp-image-22665&quot;/&gt;&lt;/figure&gt;&lt;/div&gt;
&lt;!-- /wp:image --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;2018’in bu son günlerinde kısa bir değerlendirme yazısı ile karşınızdayım. Açıkcası uzun zamandır klavyenin başına geçemediğim için mahçubum ancak 2019 hedefleri arasına ilk giren madde &quot;daha çok&quot; yazabilmek oldu. Umarım 2019 yılında daha sık yazı paylaşma şansım olur.&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Eminim, bir çoğunuzun hissettiği gibi bu sene de daha öncekiler gibi bir çırpıda geçti. Ancak dönüp baktığımda sene başında bugünü tarif etseler ve &quot;ne dersin?” deseler epeyi “hadi be sen de” derdim. İyi veya kötü anlamda değil, sadece bu kadar değişikliği barındıracağını düşünmezdim. Ama hayat işte.&amp;nbsp;Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir sözünü sürekli biz hatırlatacak şekilde ilerliyor. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;İşte bu yazıda kendim, PLD Türkiye ve Ağustos Teknoloji için nelerin değiştiğini ve 2019’dan beklentilerimi paylaşacağım.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle PLD Türkiye mart ayı itibariyle basılı dergi olarak hayatını sonlandırdı. Şurada detayları paylaşmış olmama rağmen, bir çok kez kararı sanki biz almışız gibi yorumlar duydum. Tekrar hatırlatmak isterim. Derginin Alman yayıncı firması Via-Verlag bu kararı aldı. Yani bu topraklardaki en büyük klişelerden biri ile biz de “Almanlar kaybedince kaybetmiş sayıldık”. (Bakınız:&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/pld-turkiyeye-basili-olarak-elveda/&quot;&gt;https://pldturkiye.com/pld-turkiyeye-basili-olarak-elveda/&lt;/a&gt;) Bugün halen bu konuda üzüldüğümü ve dergiyi özlediğimi söylemek zorundayım. Dile kolay 66 sayıdır emek verdiğiniz, çocuğunuzu elinizden alıyorlar. Ve yapacak bir şeyiniz yok. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Neyse &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/&quot;&gt;pldturkiye.com&lt;/a&gt;&amp;nbsp;halen hayatını sürdürüyor. Gücümüz yettiğince bunu sürdürmeye de kararlıyız.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Etkinlik konusunda, eşimin (Banu Uçak) de aramıza katılmasıyla, biraz daha aktif olacağımız bir dönem olacak. (Bakınız: &lt;a href=&quot;https://agustos.com/biz-kimiz/&quot;&gt;https://agustos.com/biz-kimiz/&lt;/a&gt;) “İçinden Işık Geçen Filmler” Gösterimleri ile başlayan süreçte umarım daha fazla bir arada olabileceğimiz ortamlar yaratabiliriz.(Bakınız:&amp;nbsp;&lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/film-gosterimleri/&quot;&gt;https://pldturkiye.com/film-gosterimleri/&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ağustos Teknoloji&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şirket olarak bu sene itibariyle 4 seneyi doldurduk. Esasında evlilik ve şirketler için 1, 3 ve 7. seneler önemli derler. Bu eşikleri aştığınızda daha güçlenerek çıkarsınız. Bu anlamda keşke 2018 için daha güçlendiğimiz bir yıl diyebilseydim. Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durumdan biz de tabii ki etkilendik. 2 kişilik dev kadromuz ve hali hazırda kompakt ve verimli şekilde yürüttüğümüz şirket yapımız olmasa, daha büyük sıkıntı içerisinde olabilirdik. TL bazında 2015’ten daha az bir ciro ile seneyi faliyet karı ile kapatabildik.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Bu sene 4 marka aramıza katıldı. EcoSense (&lt;a href=&quot;https://agustos.com/ecosense/&quot;&gt;https://agustos.com/ecosense/&lt;/a&gt;), Radiant (&lt;a href=&quot;https://agustos.com/radiant/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot; aria-label=&quot; (yeni sekmede açılır)&quot;&gt;https://agustos.com/radiant/&lt;/a&gt;), Mike Stoane Lighting (&lt;a href=&quot;https://agustos.com/mike-stoane-lighting/&quot;&gt;https://agustos.com/mike-stoane-lighting/&lt;/a&gt;) ve LIGMAN (&lt;a rel=&quot;noreferrer noopener&quot; aria-label=&quot; (yeni sekmede açılır)&quot; href=&quot;https://agustos.com/ligman/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;https://agustos.com/ligman/&lt;/a&gt;). Her bir marka ayrı ayrı Türkiye’de eksikliği hissedilen bazı noktalara dokunuyor. Umarım beraber keyifli projeler gerçekleştiririz. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kişisel&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mart ayı, PLD Türkiye’nin kapanması dışında, HEPER firmasına 2015 Haziran ayından beri verdiğim danışmanlık sürecinin de sonu oldu. Bu 2 haber üstüne, tesadüf bu ya, hemen Nisan ayı başında, basket oynarken bir de sol ön çapraz bağlarımı kopardım. Böylece hayatın değişkenliğini en derinden hissettiğim bir kaç haftayı üst üste yaşadım.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Ancak yine hayat, aynı dönemde, bir çok başka tesadüf ile LIGMAN firması kurucusu ve CEO’su Sakchai Manawongsakul ile tanışmamı sağladı. Sakchai, yapmayı düşündüğü potansiyel bir yatırım için geldiği Türkiye’den bir akşam yemeği sonrası el sıkışıp benimle danışmanlık sözleşmesi imzalayarak ayrıldı. Bu anlamda 6 aydır LIGMAN ile beraber çalışıyorum. Bolca seyahat ettim. Neredeyse her ay LIGMAN fabrikalarının bulunduğu Tayland ve Çekya’ya gittim. Yoğun bir dönem oldu. Şirket içerisinde bir çok yeni süreci devreye aldık. (E-newsletter, sosyal medya yönetimi, CRM, proje yönetimi ve PIM) Özellikle ürün bilgi yönetimi (Product Information Management) olarak çevrilebilecek PIM, LED ile beraber sürekli değişen pazarlama bilgilerinin web sitesi ve kataloğa otomatik olarak akmasını sağlayan sofistike bir sistem. Yeni web sitesi Ocak ayında açılacak, bunu önce yeni spec sheet&amp;nbsp;dosyaları sonra da katalog takip edecek.&amp;nbsp;Aynı zamanda bu altyapı ile birden fazla dilde tüm bu süreçleri “otomatik” olarak yönetebileceğiz. Zorlu bir süreç oldu ancak çok şey öğrendiğimi söylemeliyim. Hatta bu alanın Türkiye’deki üreticiler için de önemli bir boşluk olduğunu görebiliyorum. Hele ki hepimizin kafamızı yurtdışına çevirmek zorunda olduğumuz şu dönemde…&amp;nbsp; &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Direkt LIGMAN ile ilgili olmamakla beraber, 2015 yılında HEPER ile başlayan süreçte kendime hedef olarak koyduğum yurtdışındaki konferanslarda konuşmacı olma isteğim, bu sene tepe noktasına ulaştı. İlk kez geçen senelerde İran’da konuşmacı, Dubai’de moderatör olarak başlayan bu macera, bu sene Avusturya, Romanya, Estonya’daki konferanslarda konuşmacı olmam ile devam etti. Önümüzdeki yıl Mart ayında Japonya’da bir konferansa da konuşmacı olarak kabul edildim. Açıkcası senenin en güzel haberlerinden biriydi benim için. Konuşmacı olarak deneyimimi şu dosyada sürekli güncel tutuyorum. (Bakınız: &lt;a href=&quot;http://bit.ly/emregunes-talks&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noreferrer noopener&quot; aria-label=&quot;http://bit.ly/emregunes-talks (yeni sekmede açılır)&quot;&gt;http://bit.ly/emregunes-talks&lt;/a&gt;) &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sektörel ve Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’deki ekonomik durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu görmek için profesör olmaya gerek yok. Her türlü gösterge sıkıntının hem 2019’da devam edeceğini hem de 2-3 sene daha sürme potansiyeli olduğunu söylüyor. Esasen küresel olarak nakitin ve kaynakların daraldığını ve bir Dünya krizi ile karşı karşıya olduğumuzu da bilmek lazım. Artık “acımasız” küreselleşmenin yarattığı inanılmaz gelir uçurumları her ülkede tepki çekiyor. Aynı süreç, Trump gibi fırsatçı liderler ile de daha kapalı ekonomileri ve artan milliyetçiliği besliyor. Hepimiz için zor ve sıkışmış bir döneme giriyoruz. Tabii Türkiye bu dönemde de herkesten negatif olarak ayrışarak hayatı daha da zor kılıyor.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Bir yandan sevdiğimiz insanlar, yakınlarımız yurtdışı trenine biniyor. İstatistikler, son iki senede 290 bin kişinin ülkeyi terk ettiğini söylüyor. Bu beyin göçü ile ilgili şöyle bir örnek veriyim. Galatasaray Üniversitesi mezunuyum. Okuldan arkadaşlar ile mesajlaştığımız bir WhatsApp grubu var. 11 kişilik grubun 9 kişisi şu anda yurtdışında. Çoğu son senelerde gittiler.&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Diğer yandan yine etrafımda insanların işsiz kaldıklarını görüyorum. Yapı sektöründe bir çok profesyonel işini kaybetmiş durumda. Sektörden yazılan çekler ve batan firma haberleri ise eksik olmuyor. Son 3 aydır telefonum iş ile ilgili o kadar çok az çaldı ki başka kanıt aramadan sıkıntıyı görebiliyorum.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Çok negatif bir tablo çizdiğimin farkındayım. Peki “Umut nerede?&quot; diyebilirsiniz. Çünkü yazı başlığında “umut” var. Beni yakından tanıyanlar hayatta pozitifi negatife tercih ettiğimi bilir. Genelde bardağın dolu tarafını görmeyi tercih ediyorum. Bugün de farklı değil. &lt;br /&gt;Evet, zor bir dönem bizi bekliyor. Büyük bir kriz ile karşı karşıyayız. Ancak her kriz içerisinde bir fırsat barındırır. Klişe gibi gelse de, kriz hepimize durumunu anlama ve değerlendirme şansı veriyor. Çünkü artık neredeyse otomatik sürdürdüğünüz hayatlarımıza farklı bakmak zorunda kalıyoruz. Tüm tanımlı konfor alanlar yıkılıyor. Tekrar kendimizi tanımak ve tanımlamak için bir fırsat doğuyor. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Çok açık ki, hepimiz yüzümüzü yurtdışına dönmeliyiz. Yani her birimiz yurtdışından elde edilebilecek bir gelir yaratarak yurt içindeki daralmayı dengelemek durumundayız. İş yapış şekillerimiz değişmek zorunda. Güçsüz TL ister istemez Türkiye’yi daha rekabetçi yapıyor. Bu hem aydınlatma tasarımcıları hem de üreticilerimiz için geçerli. Umarım 2019 bu anlamda değişimin başlangıç noktası olur ve sektörel olarak hem hizmet hem de mal ihracının her gün arttığı bir yılı kucaklarız. Sonuçta evrimin insana bahşettiği en mükemmel özellik, hayatta kalma güdüsü. Umut bu güdü ve güdünün bize yaratacağı fırsatların içerisinde. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;Hepinize, huzurlu, mutlu ve keyifli bir 2019 diliyorum. &lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
&lt;!-- wp:paragraph --&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;!-- /wp:paragraph --&gt;
</content:encoded></item><item><title>LED’ler ve renk kullanımı: Pavyonlaştıramadıklarımızdan mısınız?</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/ledler-ve-renk-kullanimi-pavyonlastiramadiklarimizdan-misiniz/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/ledler-ve-renk-kullanimi-pavyonlastiramadiklarimizdan-misiniz/</guid><description>LED’in ticari olarak kullanılmaya başlanması 1960’lı yıllara kadar dayanır.</description><pubDate>Sun, 01 Jul 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;LED’in ticari olarak kullanılmaya başlanması 1960’lı yıllara kadar dayanır. Ancak genel aydınlatmada kullanılarak daha çok hayatımıza girmesi &lt;strong&gt;mavi LED’in bulunduğu 2008 yılı ve sonrasında gerçekleşti.&lt;/strong&gt; Ufak boyutları, uzun ömürleri ve kolayca renk değiştirebilmeleri sayesinde hızla diğer ışık kaynaklarını egale ederek bugün neredeyse bir tekele dönüşmüş durumda. Henüz oturmamış OLED ve gelişmekte olan Lazer tehdit olarak dursa da, artık tüm konvansiyonel ışık kaynaklarının geride kaldığını, şu anda aydınlatma denince akla LED’in geldiğini kabul etmek gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu hızlı sürecin getirdiği kuralsızlık ve standartsızlığın etkilerini şu yazımda dile getirmiştim. (Bakınız: &lt;a href=&quot;https://agustos.com/vahsi-bati-veya-led-sonrasi-aydinlatma-endustrisi/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Vahşi batı veya LED sonrası aydınlatma endüstrisi&lt;/a&gt;). Bugün ise &lt;strong&gt;LED’ler ile renk kullanımı&lt;/strong&gt; arasındaki ilişkiyi mercek altına almak istiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gün geçmiyor ki, şehir silüetinde yeni bir tarihi cephe daha, aydınlatmasını yenileyerek renkli görüntülere ev sahipliği yapmasın. &lt;strong&gt;Bu en kibar tabirle “bağlamsız, temelsiz”, esasında epeyi şuursuz olarak sürdürülen dönüşüm,&lt;/strong&gt; ölçek olarak bir tek cepheden geniş bir bölgeye kadar farklı büyüklüklerde olabiliyor. Bu konuda &lt;strong&gt;Ankara’nın Pursaklar bölgesi, Kuzey Yıldızı parkı&lt;/strong&gt; ile şimdiden tarihteki yerini inanılmaz bir örnek olarak aldı. BIM poşetli dedelerin pembe ışıklı çardaklarda çekirdek çitlemesi mi, yoksa evinin içerisine kırmızı ışık tutulan insanların her gece çektiği eziyet mi garip inanın, tam kestiremiyorum. Bir de bunların “dekoratif” çalışmalar olarak ifade edilmesi hatta bir dönem Ankara&apos;nın bir aydınlatma ödülüne konu olmasını da hayatın getirdiği cilveler olarak kabul ediyorum. Bu konuda yazdığım, hatta uluslararası bir aydınlatma üreticisi ile tüm ticari faaliyetlerimizin sonlanmasına sebep olan yazı, halen güncelliğini koruyor. (Bakınız: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/bir-ankara-masali/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Bir Ankara masalı…&lt;/a&gt;)&lt;/p&gt;
&lt;figure&gt;&lt;img class=&quot;size-large wp-image-22359&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/07/ankara-pursaklar-kuzey-yildizi-aydinlatma-led-renk-22827-600x298.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;600&quot; height=&quot;298&quot; /&gt;&lt;figcaption&gt;Fotoğraf @ www.adabasini.com&lt;/figcaption&gt;&lt;/figure&gt;
&lt;p&gt;Aydınlatma tasarımının beslendiği birçok disiplin var. Normal şartlar altında, tasarım süreci fizik, elektrik, psikoloji, sağlık ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerin katkısı ile ortaya çıkmalı. Bu anlamda renk ile kültürler arasındaki ilişkiye bakmadan yapılan her türlü yaklaşım özde bahsettiğim “şuursuz” dönüşümü besliyor.&lt;/p&gt;
&lt;h2&gt;Renk ve kültür&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Her renk her kültürde aynı manaya gelmez.&lt;/strong&gt; O rengin kullanımı ve çağrıştırdıkları kültürler arasında fark gösterir. En basitinden yeşil rengin müslüman kökenleri olan bir coğrafyada ifade ettiği ile Amerika’da ifade ettiği şey aynı değil. Ya da mevsimsel etkilerin renk sıcaklığı seçimindeki önemi ortada. Kuzey Avrupa’da daha çok sıcak beyaz renk sıcaklığı (2700K, 3000K) beğenilirken, ortadoğu daha çok soğuk beyaz (4000K, 5000K) tercih edebiliyor. İran gibi aynı armatürde 3000K ve 4000K yanyana kullanan kültürler bile var. Bu tercihler zaman içerisinde oluşuyor. &lt;strong&gt;Türkiye örneğine&lt;/strong&gt; döndüğümüzde fazla rengin, yani çeşitli renklerin bir arada ve hareketli olarak kullanılmasının &lt;strong&gt;net bir kültürel karşılığı var. “Pavyon”.&lt;/strong&gt; İstanbul Boğaziçi Köprüsü aydınlatma sürecinde de gündeme geldiği gibi bolca rengi görür görmez çoğumuzun aklına bu kelime geliyor. Halbuki uzak doğuda renkler daha kültürün içerisine işlenmiş ve kabul edilmiş durumda.&lt;/p&gt;
&lt;h2&gt;Bağlam&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Kaldı ki “pavyon” yakıştırmasını göze alıp renk kullanmaya karar verdiyseniz bile, &lt;strong&gt;çok önemli bir soruya cevap vermelisiniz. Neden?&lt;/strong&gt; Neden o renkleri, o animasyon ile kullanıyorsunuz? Esasında bu soru aydınlatmaya özel değil, yani disiplin ne olursa olsun, mimari, grafik vb her tasarım kararınızın bir “neden” sorusuna cevabı olmalı ancak buradaki riskli durum bunu daha da önemli kılıyor. Maalesef çoğu zaman bu cevap; çünkü &lt;strong&gt;“LED renk değiştirilebiliyor”&lt;/strong&gt; oluyor. Yani değiştirebiliyorsa neden değiştirmesin? Değil mi? Ne kadar mantıklı!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çoğu zaman bu kararların müşteri tarafından verildiğinin farkındayım,&lt;/strong&gt; yani bu konu açıldığında konuştuğum şatışçı / tasarımcı arkadaşlar “ama müşteri istiyor” diyebiliyor. Haklılar, hatta sunumlarımda anlattığım şu anı halen beni de güldürür. Yine uluslararası üne sahip, başka önemli bir üreticinin teknik ekibinden bir arkadaş anlatmıştı. Azerbeycan’da bir cephe projesine gidiyorlar. Amaç, önceden hazırladıkları 2 senaryoyu müşteriye sunmak ve onay almak. Müşteri dahil, geniş bir ekip hazır bekliyor. Hikayeyi anlatan arkadaş, hazırladıkları senaryoları sunmadan, öncelikle tüm LED’lerin doğru çalıştığını test etmek için kullandıkları bir test senaryosunu açıyor. &lt;strong&gt;5 dakikada olabilecek tüm renklerin amaçsız ve bağlamsız bir şekilde yanıp söndüğü bu test senaryosunu gören müşteri ise “bayıldım” diyor.&lt;/strong&gt; Sonrasında ne kadar açıklamaya çalışsalar ve diğer senaryoları da gösterseler de müşteri kararını değiştirmiyor. Bugün halen o cephede o test senaryosu &quot;show&quot; yapmaya devam ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;h2&gt;Kontrol mekanizması ve öneri&lt;/h2&gt;
&lt;p&gt;Esasında &lt;strong&gt;durumun garipliği de ortada&lt;/strong&gt;. &lt;strong&gt;Tüm şehir siluetini etkileyecek bir alanda tüm karar müşterinin 2 dudağı arasında.&lt;/strong&gt; Herhangi bir kamu kontrolünün olmadığı her durumda da böyle olmaya devam edecek. &lt;strong&gt;Maalesef ülkemizde de halen bu anlamda bir kontrol mekanizması yok.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kaldı ki insan doğal olarak sadece 5 dakika boyunca gördüğü “yanar döner” bir şeyden hoşlanabilir. Problem o cepheye tüm gece bakmak zorunda olan şehir ve komşular için geçerli. Şu yazımda belirttiğim gibi ışığa da ses gibi davranmadıkça yani aynı seste olduğu gibi kamusal alanda ışığın kullanım kurallarını oturtmadıkça bu durum aynen devam edecek. (Bakınız: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/isik-kirliligini-buyuk-oranda-onlemek-icin-3-temel-oneri-ozet-2400den-sonra-isiklari-kapatalim/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Işık kirliliğini (büyük oranda) önlemek için 3 temel öneri.&lt;/a&gt;)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzun bir süredir duyumlarını aldığımız &lt;strong&gt;İstanbul Şehir Aydınlatma Master planının duyurulması ve devreye alınması ile beraber umarım bu durum da değişir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim ise, henüz bu kurallar oturmadan, süreçten samimi olarak rahatsız olan tüm satışçı ve tasarımcı arkadaşlara &lt;strong&gt;naçizane bir önerim var&lt;/strong&gt;. Müşterilerinizi lütfen uyarın, mümkünse sadece &lt;strong&gt;5 dakika değil, tüm gece aynı görüntüye bakmalarını sağlayarak&lt;/strong&gt; bu onay süreçlerini yürütün. Cepheyi karşıdan gören bir restorantta akşam yemeği olabilir mesela? Daha yavaş geçişler, gece 12 sonrası farklı senaryolar, hepsi önerilebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artık gün harekete geçme günü. Ancak &lt;strong&gt;hep beraber hareket ederek değişimi başlatabiliriz.&lt;/strong&gt; Böylece de, son yıllarda artarak devam eden rengarenk hayatımız biraz dinginleşebilir ve bu ışık tecavüzüne zorla maruz kalan insanların mağduriyeti azalabilir. Aksi halde hep beraber yeni bir sorunun bolca kullanımına imza atacağız: &lt;strong&gt;“Yoksa siz hala pavyonlaştıramadıklarımızdan mısınız?”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Aydınlatma tasarımı ve aydınlatma tasarımcısı mesleği için manifesto: “Işığın gücü”</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-tasarimi-ve-aydinlatma-tasarimcisi-meslegi-icin-manifesto-isigin-gucu/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-tasarimi-ve-aydinlatma-tasarimcisi-meslegi-icin-manifesto-isigin-gucu/</guid><description>PLD Türkiye olarak 13 yıllık yayım hayatımız boyunca ışığın gücüne inandık.</description><pubDate>Wed, 16 May 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter wp-image-21945 size-full&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/05/manifesto.png&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;1024&quot; height=&quot;512&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;PLD Türkiye olarak 13 yıllık yayım hayatımız boyunca ışığın gücüne inandık. &lt;strong&gt;Aydınlatmanın öneminin ve aydınlatmanın tasarlanması gerekliliğinin altını çizdik.&lt;/strong&gt; Biz “aydınlatma tasarımcısı” mesleğine ve bu mesleğin yapı üretim sürecinde önemine inanıyoruz. Bu anlamda, UNESCO tarafından ilan edilen ve ilk olarak bu yıl 16 Mayıs 2018 yılında kutlanmaya başlanan &lt;a href=&quot;https://www.lightday.org/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;&lt;strong&gt;“Uluslararası ışık günü”&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;nün bizleri ne kadar mutlu ettiğini tahmin edebilirsiniz. İnandığımız bu değerlerin bir manifestoya dönüşmesi için bundan daha iyi bir fırsat olamazdı. &lt;strong&gt;Işığa gönül vermiş herkesi bu manifestoyu paylaşmaya ve daha fazla kişiye ulaştırmaya davet ediyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ol&gt;
 	&lt;li&gt;Beynimiz dışarıdan aldığı &lt;strong&gt;bilgilerin %80’ini göz aracılığıyla&lt;/strong&gt; yani ışık sayesinde alıyor.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Işığın &lt;strong&gt;sağlığımız ve çevre üzerindeki etkileri&lt;/strong&gt; yapılan bilimsel çalışmalar ile ispatlanmış durumda.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Bir mekanın nasıl tecrübe edileceği büyük oranda ortamdaki ışık- &lt;strong&gt;planlanan aydınlatma ile alakalı.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Işığın temsilcisi aydınlatma sektörü ise yapı sektörü içerisinde bir &lt;strong&gt;üvey evlat&lt;/strong&gt; muamelesi görüyor. Ancak bina, zaman, enerji ve bütçe bittiğinde akla geliyor.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Bu durum genel olarak &lt;strong&gt;fiyat rekabetine boğulmuş bir aydınlatma sektörü&lt;/strong&gt; ve kötü planlanmış aydınlatmanın hakim olduğu bir yapı üretim süreci olarak karşımıza çıkıyor.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Aydınlatmanın &lt;strong&gt;bir sorumlusu veya sahibi ise yok&lt;/strong&gt;. Aydınlatma aynı güzel bir bebek gibi. Müşteri, mimar, elektrik mühendisi vb. tüm proje paydaşları tarafından iyi olduğunda - gülüp oynarken çok seviliyor. Ancak kötü olduğunda - bebek altına yaptığında kimin bakması gerektiği, altını kimin değiştireceği belli değil.*&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;İşte &lt;strong&gt;aydınlatma tasarımcısı&lt;/strong&gt;, tüm bu önemi anlayıp müşteri istekleri doğrultusunda uygulayan ve aydınlatmanın sorumluluğunu alan kişi olarak &lt;strong&gt;vazgeçilmez bir proje paydaşı.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Türkiye’de 2005 yılından beri sayıları artan bağımsız aydınlatma tasarımı ofisleri, hem sektörün kalite arzını arttırıyor hem de daha yaşanabilir çevreye sahip olmamızda önemli rol oynuyor.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Aydınlatma tasarımcısı mesleği en kısa sürede &lt;strong&gt;resmi olarak tanınmalı&lt;/strong&gt; ve belli şartları sağlayan tüm projeler için zorunlu kılınarak imza yetkisine kavuşmalıdır&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Aydınlatma tasarımı &lt;strong&gt;bir lüks değil, ihtiyaçtır.&lt;/strong&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;#isigingucu #aydinlatma #IDL2018&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
 	&lt;li&gt;Bahsi geçen bebek analojisi, aydınlatma tasarımcısı Kai Pippo’ya aittir.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Aydınlatma tasarımcısı dendiğinde kast edilen aydınlatma ürünleri tasarlayan değil, mekan ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi ışıkla tanımlayan kişilerdir.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Lütfen yorum ve eklemelerinizi de paylaşın, manifesto, hayattaki herşey gibi değişime açık.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
</content:encoded></item><item><title>PLD Türkiye&apos;ye &quot;basılı&quot; olarak elveda</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pld-turkiyeye-basili-olarak-elveda/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pld-turkiyeye-basili-olarak-elveda/</guid><description>Evet, maalesef o gün geldi.</description><pubDate>Mon, 30 Apr 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-medium wp-image-21108&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/01/emre-gunes-img-8160-kare-215x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;215&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;Evet, maalesef o gün geldi. 2005 yılından beri mimari aydınlatma tasarımı gibi yapı sektörünün niş bir alanında yayım hayatını sürdüren, bugüne kadar 66 sayı yayınlamayı başarmış, göz nurumuz, gurur kaynağımız &lt;strong&gt;PLD Türkiye dergisine basılı olarak veda ediyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çıktığı ilk günden bugüne her ayrıntısına özen gösterip sektörel dergilerin düştüğü tüm tuzaklardan uzak durarak (Bakınız &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Link 1&lt;/a&gt;), &lt;strong&gt;zamandan bağımsız, teknik ve ilkeli bir yayıncılık yapmaya çalıştık.&lt;/strong&gt; Açıkcası, derginin okuyucu kitlesi ve reklam verenleri ile kurduğu ilişki, sürekliliği ve bilinirliliği göz önüne alındığında başarılı olduğumuzu düşünüyorum. (Bakınız &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/pld-turkiye-nedir-nasil-calisir-arkasindaki-kahramanlar/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Link 2&lt;/a&gt;)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir süredir böyle bir ihtimali hep masada görsek de, &lt;strong&gt;basılı yayını durdurma kararını biz almadık.&lt;/strong&gt; Copyright hakkına sahip olduğumuz, Almanya merkezli, uluslararası PLD (Professional Lighting Design) dergisinin &lt;strong&gt;6 mart tarihli maili ile konudan haberdar olduk.&lt;/strong&gt; Yoksa biz, hiç bir zaman maddi olarak büyük kazançlar elde etmemiş olsak da, bebeğimiz gibi gördüğümüz PLD Türkiye’yi yayınlamaya devam etmek isterdik. Ama tam da Türkiye tarihinin en klişe ifadesi ile&lt;strong&gt; “Almanlar kaybedince biz de kaybetmiş sayıldık.”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;13 yıllık yayım hayatı boyunca PLD Türkiye dergisi tek bir hedefe odaklanarak çalıştı. &lt;strong&gt;“Aydınlatma tasarımı bir değerdir” ve “ışık tasarlanmalıdır”&lt;/strong&gt; mesajlarını daha geniş kitlelere ulaştırırken &lt;strong&gt;“aydınlatma tasarımcısı” mesleğinin önemini vurgulamak.&lt;/strong&gt; Bu mesajın neden bu kadar önemli olduğu anlatmak için başka bir yazı lazım. Ancak temelde en önemli problemi “önemsenmek” olan, adeta üvey evlat gibi bina, mekan, zaman, enerji ve heves bittiğinde akla gelen aydınlatma sektörü için &lt;strong&gt;daha “bilgili&quot; karar vericilerin sayısının artması hem sektörün pazar payının artması hem de kaliteli ürün ve katma değer üreten firmaların ön plana çıkması için ön şart.&lt;/strong&gt; Kopya ürünlerin hakimiyetindeki, sadece fiyata endeksli bir pazar ile baş başa kalmamak için bu mesajın daha da kuvvetlenerek seslendirilmesi gerekiyor. (Bakınız &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/yaprak-dokumu-ve-katma-deger/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Link 3&lt;/a&gt;)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dergi dışında 2007 ile 2014 yılları arasında düzenlediğimiz 20’nin üzerine &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/pld-turkiye-etkinlikleri/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;etkinlikle&lt;/a&gt; de bu hedefe katkı sağladık. Alçak gönüllü bir açıklama olmasa da, &lt;strong&gt;bugün “aydınlatma tasarımı” mesleğinin Türkiye’de kabul görmesinde, “aydınlatma tasarımcısı” olarak çalışan bir çok profesyonelin sektöre katılmasında PLD Türkiye dergisinin katkıları tartışılmaz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2006 yılında kaleme aldığım ilk editoryal yazımda da konu değişimmiş. (Bakınız &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/degisemeyen-aydinlatma-tasarimlari/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Link 4&lt;/a&gt;) LED ile beraber temellerinden sarsılan sektörümüz içinde kendi değişim sürecimize giriyoruz. Herakleitos’un “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözünü hatırlayarak bu yeni dönemi kucaklayacağız. &lt;strong&gt;Tekrar basılı bir dergi konusu gündeme gelir mi bilemiyorum. Sanmıyorum da…&lt;/strong&gt; &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;pldturkiye.com&lt;/a&gt; sitemiz hayatta ve &lt;strong&gt;“aydınlatma tasarımı avukatlığı” işimize, önem verdiğimiz değerleri savunmaya bu mecra aracılığıyla devam edeceğiz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;6 Mart’ta aldığımız bir haber için sizleri bilgilendirmekte geç kaldık. Farkındayım. Ancak önce Frankfurt’taki Light+Building fuarı süreci, sonrasında döner dönmez kişisel olarak geçirdiğim sakatlık ile (ön çapraz bağ kopması) elime bahaneler geçti. Ben de mümkün olduğu kadar kaçtım. &lt;strong&gt;Doğrusunu söylemek gerekirse elim gitmedi yazmaya. Kabullenmem biraz zaman aldı.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şimdi ise yeni sayfalar açma zamanı. &lt;strong&gt;“Aydınlatma tasarımı” halen ilgiye muhtaç, halen genç, halen yapılacak çok şey var.&lt;/strong&gt; Bir yandan 2014’ten beridir hayatta, ayakta kalma mücadelesi verdiğimiz ticari işlerden (Bakınız &lt;a href=&quot;https://agustos.com/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;Link 5&lt;/a&gt;) biraz kafa kaldırıp etkinliklere dönmek istiyorum. Diğer yandan eğitim alanında atılması gerken adımlar ve bazı hayallerim var. &lt;strong&gt;Umarım daha çok “görüştüğümüz&quot; bir dönem olur.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Son olarak bugüne kadar yayınladığımız 66 sayıda &lt;strong&gt;emeği geçen herkese, yazan, okuyan, reklam veren, yani bir parçası olan herkese binlerce kez teşekkürler.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…” derdim ama artık değişim şart &lt;strong&gt;“hep ışıkla kalın”.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ol&gt;
 	&lt;li&gt;Sektörel dergi kavramı üzerine düşünceler ve neden dijital dergi…: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/sektorel-dergi-kavrami-uzerine-dusunceler-ve-neden-dijital-dergi/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;PLD Türkiye nedir? Nasıl Çalışır? Arkasındaki kahramanlar: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/pld-turkiye-nedir-nasil-calisir-arkasindaki-kahramanlar/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/pld-turkiye-nedir-nasil-calisir-arkasindaki-kahramanlar/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Yaprak dökümü ve katma değer: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/yaprak-dokumu-ve-katma-deger/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/yaprak-dokumu-ve-katma-deger/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Değiş(e)meyen aydınlatma tasarımları: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/degisemeyen-aydinlatma-tasarimlari/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;https://pldturkiye.com/degisemeyen-aydinlatma-tasarimlari/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Ağustos Teknoloji: &lt;a href=&quot;https://agustos.com/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;www.agustos.com &lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;
</content:encoded></item><item><title>Işık kirliliğini (büyük oranda) önlemek için 3 temel öneri. (Özet: 24:00&apos;den sonra ışıkları kapatalım.)</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligini-buyuk-oranda-onlemek-icin-3-temel-oneri-ozet-2400den-sonra-isiklari-kapatalim/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligini-buyuk-oranda-onlemek-icin-3-temel-oneri-ozet-2400den-sonra-isiklari-kapatalim/</guid><description>Işık kirliliği ile ilgili bilincin artması ve daha fazla kişinin konudan haberdar olması için 2012’den beri çaba gösteriyorum.</description><pubDate>Mon, 19 Feb 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-medium wp-image-21108&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/01/emre-gunes-img-8160-kare-215x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;215&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;Işık kirliliği ile ilgili bilincin artması ve daha fazla kişinin konudan haberdar olması için 2012’den beri çaba gösteriyorum. En son yazdığım &quot;Işık kirliliği nedir? Türkiye’deki çalışmalar” başlıklı yazı ile de hem tekrar tanımın üzerinden geçmiş hem de Türkiye’de yapılan çalışmalara değinmiştim. Bakınız: &lt;a href=&quot;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&quot;&gt;https://pldturkiye.com/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bu yazıda yapmak istediğim ise, bu problemi büyük oranda ortadan kaldırabilecek 3 temel öneri getirip tartışmalar ve yapılabilecek düzenlemeler için yeni bir başlangıç noktası oluşturmak.&lt;/strong&gt; Daha doğrusu tek bir önerinin - ışıkları 24:00’dan sonra kapatmak - 3 farklı alanda uygulama detaylarına odaklanmak istiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Işık kirliliğinin kaynağını oluşturan 3 faklı unsur var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;1- Mimari aydınlatma:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Öncelikle ışığın aynı ses gibi kamusal alan konusu olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. &lt;/strong&gt;Nasıl ki siz binanızın ister içerisinde ister dışında ses kullanımı için belli kurallara bağlı iseniz, aynı şekilde ışık kullanımı da sadece sizin isteğinize bırakılamaz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örneğin binanızın dikkat çekmesi için uyguladığınız bir cephe aydınlatması binanıza bakmak zorunda olan binlerce insan için sürekli bir kirlilik oluşturuyor. Kişisel olarak beğendiğiniz ya da ticari olarak faydasına inandığınız için rengarenk ve yüksek güçte kullandığınız LED’ler esasında hemen karşı çaprazınızda yaşayan biz komşular için sürekli bir “cümbüş”e bakmak demek. &lt;strong&gt;Sizin 5 dakika bakarak beğendiğiniz bu tasarıma bütün gece bakmak zorunda olan insanlar olduğunu unutuyorsunuz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zeki Aslan hocanın 2009 tarihli Işık Kirliliği Kanun Tasarısı’nda olduğu gibi her dış aydınlatma projesinin bir kurula sunulması ve onaylanması zorlu ama ideal bir çözüm gibi duruyor. &lt;a href=&quot;http://www.isikkirliligi.org/index.php/kaynaklar/19-tug-isik-kirliligi-kanun-tasarisi-taslagi&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;http://www.isikkirliligi.org/index.php/kaynaklar/19-tug-isik-kirliligi-kanun-tasarisi-taslagi&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben ise daha basit ve hızlı uygulanabilir bir çözüm sunuyorum. Kaldı ki kurul olsa bile önerim geçerli. &lt;strong&gt;İster kamu ister özel bir kuruma ait olsun, saat 24:00’den sonra tüm dış aydınlatma öğeleri kapatılmalı.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bazı detaylar farklılaşabilir. Hafta içi 24:00, hafta sonu 01:00’e kadar izin verilirken özel günlerde (Yılbaşı gibi) sabaha kadar açık olabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu dediğim kullanılmayan bir park ya da cam yüzey sebebiyle tüm iç aydınlatmanın dışarıdan da deneyimlendiği ofisler/plazalar için de geçerli. Ama (tabii ki) sokak, tünel veya meydan aydınlatmaları ile ilgili değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;2- Işıklı tabela:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşletmeler tamamen reklam amaçlı olarak tabelalar kullanıyorlar. Bu tabelaların LED barındırması veya genel olarak ışıklı olması da reklamın 24 saate dönüşmesini sağlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Öncelikle bir tabelanın ışıklı olması ekstra bir vergiye tabii tutulmalı.&lt;/strong&gt; Detaylarını bilmesem de tabelanın zaten bir vergiye tabii olduğunu biliyorum. Tahmin ederim ki tabelanın boyutu da bu noktada önemlidir. Yani hem boyuta göre bir vergi vardır hem de tabelanın olabileceği büyüklük binaya veya işletmenin o binada kapladığı alana göre orantılıdır. (Umarım) Neyse ışıklı olması da bu vergi detayında yer almalı ve bir bedeli olmalı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ve tabii ki saat 24:00 sonrası tüm ışıklı tabelalar kapatılmalı.&lt;/strong&gt; Bu konuda tek istisna işletmenin 24:00 sonrası açık olması olabilir. O saatte açık ise varlığını insanların bilmesi önemli bir nokta olacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;3- LED Ekran:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Aklımın gerçekten almadığı bir nokta LED ekranlar.&lt;/strong&gt; Yine ses örneği üzerinden ilerlemek istiyorum. Nasıl ki eğer ben binamın üzerine çok güçlü hoparlörler koyup 24 saat “ben buradayım, şöyle ürünlerim var, böyle ürünlerim var” diye yayın yapamazsam aynı şekilde LED ekran yerleştirip 24 saat açık da tutamamalıyım. Çok güncel bir örnek vermek isterim. &lt;strong&gt;İstanbul Mecidiyeköy’deki Quasar isimli binanın arka yüzüne yerleştirilen LED ekran neredeyse tüm boğaza hitap eden bir reklam mecrası.&lt;/strong&gt; O bölgede oturan arkadaşlarımdan sürekli şikayet duyuyorum ancak herhangi bir yaptırım yapıldığını veya yapılabildiğini sanmıyorum. Peki bir binanın kararı tüm boğazı nasıl etkileyebilir? Bu kamusal alan tecavüzü değilse nedir?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ve, evet, tüm LED ekranlar, bu sefer istisnasız, saat 24:00 sonrası kapatılmalı.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bahsettiğim konular ve öneriler ne kadar basit değil mi? Evet, bence de öyle. Ancak uygulamaya geldiğinde henüz bırakın bunları senelerdir gösterilen çabaya rağmen ışık kirliliğine karşı en ufak bir gelişme sağlanmamış durumda. &lt;strong&gt;Sadece bu öneriler bile problemin büyük bir kısmı için çözüm demek.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zaten bu yüzden bu öneriler bir başlangıç noktası oluştursun ve daha nitelikli ve planlı çözümlere ilerlensin istiyorum. Ama önce bir yerden başlayalım. Ve başlamak için daha kolay bir yer düşünemiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sizlerden ricam, bu önerileri çevrenizle paylaşıp mümkün olduğu kadar fazla noktaya ulaştırmanız.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir önceki yazımda söylediğim gibi: &lt;strong&gt;&quot;Işık kirliliği esasında kaybedeni olmayan bir problem yani bu konuda atılmış her adım hepimiz için iyi sonuçlar getirecek.”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Emre Güneş&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Işık kirliliği nedir? Türkiye&apos;deki çalışmalar</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/isik-kirliligi-nedir-turkiyedeki-calismalar/</guid><description>Işık kirliliği dendiğinde bir çok insanın şaşırdığını görüyorum.</description><pubDate>Thu, 08 Feb 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Işık kirliliği dendiğinde bir çok insanın şaşırdığını görüyorum. Hatta ilk akla gelen kavramın mantıksızlığı olurken, hemen şu soruyu yöneltiyorlar. &lt;strong&gt;“Işık kirliliği ne demek? Işık da kirletir mi?” &lt;/strong&gt;Verilen cevap ise her zaman ilginin artmasına sebep oluyor. Çünkü ışık gerçekten kirletebilir. Nasıl mı? Gelin detaylarına beraber bakalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Işık kirliliği temelde tasarlanmamış/planlanmamış aydınlatma sonucu gökyüzüne kaçan ışığın toz vb. maddelere çarparak bizimle yıldızlar arasında bir perde oluşturması şeklinde açıklanabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-medium wp-image-21374&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-1-isik-kirliligi-345x194.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;345&quot; height=&quot;194&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu perde sebebiyle benim de sunumlarımda kullandığım şu grafik ortaya çıkıyor. Yani gökyüzündeki yıldız sayısı ille ortamdaki inek sayısı arasındaki ilişki. Ne zaman şehirden (modernite’den) uzaklaşsak yıldızlara kavuşuyoruz, sanki şehirlerde gökyüzünde yıldız yokmuş gibi…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-medium wp-image-21375&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-2-isik-kirliligi-tablosu-komik-345x212.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;345&quot; height=&quot;212&quot; /&gt;Aslında olan ışık kirliliği sebebiyle oluşan perdenin bizimle yıldızlar arasındaki ilişkiyi kopartması. Yani yıldızları artık gözlemleyemememiz. Bu nedenledir ki bu konuya en büyük hassasiyeti astronomlar ve astronomi meraklıları gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Işık kirliliği” böyle konumlandığında kulağa çok romantik geldiğinin farkındayım. Yani “Yıldızları görmesek ne olur?” diyebilirsiniz. Ancak bu şekilde görüngüsü ortaya çıkan ışık kirliliği esasında milyarlarca sene içerisinde oluşmuş bir dengeyi bozuyor. Dünya, ilk günden beri 12 saatlik güneş ve 12 saatlik ay ışığı altında hayatını sürdürüyor. Bu 24 saatlik döngü bizimle beraber doğadaki tüm canlıların vücut yapısından, beslenmesine, göç yollarından hayatta kalma becerilerine kadar her noktayı tanımlayan bir yapı. Ve bu yapı bozulduğunda da anomaliler başlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-large wp-image-21376&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-3-isik-kirliligi-how-light-pollution-affects-city-sky-2-600x329.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;600&quot; height=&quot;329&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Elektrikli aydınlatmanın hayatımıza girmesi &lt;strong&gt;yaklaşık 130 senelik bir olgu&lt;/strong&gt;. Ve modernitenin en önemli buluşu olarak nitelendirebileceğim suni aydınlatma ile yaşam stilimiz ve sosyo kültürel yapımız değişti. Modernite ile suni ışık da kolkola girdi ve ışığın olduğu yer modern kabul edilirken ışığın eksiklikliği gelişmemişlik olarak kabul edildi. Gecelerin de sosyal hayatın içerisine katılması ile, hiç durmayan bir tempoda da &lt;strong&gt;7x24 süren bir hayat tarzına doğru ilerledik&lt;/strong&gt;. Ve ipin ucu kaçtı. Artık bardak öyle bir doldu ki milyarlarca yılda oluşan doğanın dengesini tehdit eder hale geldi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki bu döngünün bozulmasının nasıl bir zararı olabilir? Bir kaç örnek ile açıklayalım.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
 	&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Çevreye olan zararı:&lt;/strong&gt; Öncelikle boşa giden bir enerjiden bahsediyoruz. Yani bu kadar enerjinin bu kadar önemli olduğu, enerji verimliliğinin ve sürdürülebilirlik kavramlarının bu kadar öne çıktığı bir zamanda bu kadar boşa giden enerji dolaylı olarak çevreye zarar veriyor. Çünkü bu gereksiz ışıklar için aynı zamanda enerji harcıyoruz. Amerika’da ışık kirliliği sebebiyle boşa harcanan enerji tutarı yıllık 2.2 milyar dolar olarak hesaplanıyor. (NOT: Enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik kavramlarının pazarlamada bu kadar kullanılmasından ve bir anlamda içinin boşaltılmasından inanılmaz rahatsızım ancak bu başka bir yazı konusu.)&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Hayvanlara olan zararı:&lt;/strong&gt; Normalde yıldızları takip ederek göç eden kuşlar şehir ışıkları sebebiyle yönlerini yitirerek gökdelenlere çarparak hayatlarını kaybediyor. Yine her yıl ölen binlerce kuştan bahsediyoruz. Ya da başka bir örnek deniz kaplumbağaları yumurtadan çıktıktan sonra 1-2 dakika içerisinde denize ulaşmalı. Bunun için de yine kendilerine öncülük edecek yıldızları takip ediyorlar. Ancak bu sahillere yakın şehir ışıkları sebebiyle yönlerini karıştırıp yırtıcıların hedefi oluyorlar.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Bitkilere olan zararı:&lt;/strong&gt; Yine bozulan döngü bitkilerin de doğal şartlarını bozuyor. Örnekte gördüğünüz gibi bir ağacın farklı &lt;img class=&quot;alignright size-medium wp-image-21378&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-5-isik-kirliligi-tree-322x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;322&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;alanları farklı ışık şartları sebebiyle farklı davranıyor. Sokak aydınlatmasının altındaki bölüm halen bahar varmış gibi yeşilliğini koruyor.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Sağlığımıza olan zararı:&lt;/strong&gt; Bu milyarlarca yılda oluşan döngü insanlarda da “sirkadiyen ritim” denen bir olgu ile açıklanıyor. 24.5 saatlik döngüler halinde gerçekleşen bu ritim temelde bizim gün içerisinde aktif olmamızı ve geceleri ise dinlenerek - uyku sayesinde - vücudumuzu yenilememizi ön görüyor. Beynimiz, sabah kalktığımızda salgıladığı kortizon hormonu ile aktifleşmemizi sağlarken gece yatmadan salgıladığı melatonin hormonu ile de bizi uykuya hazırlıyor. Ancak hem evde kullandığımız TV, telefon vb ekranlar ile hem de evimize tecavüz eden şehir ışıkları ile melatonin hormonu salgılanması baskılanarak uyku süremiz ve kalitesi azalıyor. Bu da sağlık problemlerine sebep oluyor. Örneğin gece vardiyasında çalışan hemşirelerde kansere yakalanma oranının %50 daha fazla olduğu ispatlanmış durumda.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;İşte tüm bu sebeplerden, ışık kirliliğinin yani gereksiz - bir anlamda “spam&quot; aydınlatma diye tabir edebileceğimiz durumdan kurtulmamız ve doğanın dengesini bozma halinin önüne geçmemiz gerekiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Türkiye’deki çalışmalar&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim ışık kirliliği kavramı ile ilk olarak tanışmam ise 2011 yılına denk geliyor. Bu kavramı her yönüyle açıklayan, &lt;strong&gt;52 dakikalık &quot;The City Dark” isimli bir belgeseli&lt;/strong&gt; PLDC organizasyonunda Madrid’de izleme fırsatı bulmuş ve çok etkilenmiştim. Hemen takip eden sene bu filmin daha fazla yapı profesyoneli ile buluşmasını sağlamak için İstanbul, İzmir ve Ankara’da gösterimler düzenledik.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu film ve genel olarak ışık kirliliği ile ilgili 2013 yılında YEM&apos;de yaptığım şu sunumumu izleyebilirsiniz:&lt;/p&gt;
&lt;iframe src=&quot;https://www.youtube-nocookie.com/embed/AnttvadAsxs&quot; width=&quot;560&quot; height=&quot;315&quot; frameborder=&quot;0&quot; allowfullscreen=&quot;allowfullscreen&quot;&gt;&lt;/iframe&gt;
&lt;p&gt;Konuyu biraz daha araştırma şansım olduğu bu dönemin sonunda ise esasında senelerdir bu konuda öncülük eden Zeki Aslan hoca ile tanıştım. Antalya’daki Tübitak gözlem evi’nin kurucusu ve 1999 yılında konu ile ilgili bir yasa tasarısı bile hazırlamış Zeki hoca ile beraber 2013 yılında bizim organize ettiğimiz&lt;strong&gt; “Türkiye’de ışık kirliliği semineri”&lt;/strong&gt;nde konuşmacı olduk. Sonrasında ise ortak çalışmalarımız hep sürdü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sağolsunlar, &lt;strong&gt;Zeki hoca ile beraber Bülent Aslan, Dursun Koçer, Memduh Sami Taner gibi değerli insanlar&lt;/strong&gt;, insan üstü bir çaba ile konuyu daha fazla noktaya taşımak için uğraşıyorlar. Kurdukları &lt;a href=&quot;http://www.isikkirliligi.org&quot;&gt;www.isikkirliligi.org&lt;/a&gt; web sitesi ve TİKE projesi ile Türkiye’deki ışık kirliliği haritasını çıkarmak ve insanları bilinçlendirmek için &lt;strong&gt;gerçekten insan üstü bir çaba gösteriyorlar.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-large wp-image-21379&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-6-turkiye-isik-kirliligi-haritasi-600x319.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;600&quot; height=&quot;319&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle 2014 yılından beri beni de düzenli olarak davet ettikleri &lt;strong&gt;&quot;Astronomi Öğretmenleri Seminerleri - AÖS&quot; ile önce öğretmenleri, onlar aracılığıyla ise geleceği inşaa edecek çocukları bilinçlendiriyorlar.&lt;/strong&gt; Ve bu o kadar değerli bir çaba ki her aklıma geldiğinde tüylerim diken diken oluyor. Bu noktada Bülent Aslan hocanın anlattığı bir anektod da çok hoş: Bir kamu görevlisine “ışık kirliliği”nden bahsediyorlar. Kendisi konudan habersizken akşam evde oğlu ile konuşuyor ve ilkokula giden oğlundan ışık kirliliği ve zararları ile ilgili bir ufak ders alıyor. Sonrasında ise konuya yaklaşımı tamamen değişiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu seminerler dışından, bir yandan bu öğretmenlerin Avrupa birliği projeleri hazırlamalarına destek olurken diğer yandan ilişki içerisinde oldukları belediyeler ile ortak projelere imza atıyorlar. &lt;strong&gt;Eskişehir’in ve Bursa’ya bağlı Nilüfer İlçe’sinin ışık kirliliği haritasının çıkarılması bu projelerden bazıları.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu noktada tekrar haklarını teslim etmek isterim. &lt;strong&gt;Bu çabaları için hepsine ne kadar teşekkür etsek az…&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapılabilir?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Işık kirliliği esasında kaybedeni olmayan bir problem yani bu konuda atılmış her adım hepimiz için iyi sonuçlar getirecek. Problemin çözümü ile ilgili en çok kullanılan görsel alttaki olabilir. Bu noktada ışığı olması gereken yere yönlendirmek bile büyük bir aşama demek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-full wp-image-21381&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-7a-isik-kirliligi-lbugsm.png&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;500&quot; height=&quot;283&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-full wp-image-21382&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-7b-isik-kirliligi-lp1sm.png&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;500&quot; height=&quot;283&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-full wp-image-21383&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/02/gorsel-7c-isik-kirliligi-dpo39qnwsaafacp.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;500&quot; height=&quot;283&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Problemi bertaraf etmenin en basit yöntemi ise &lt;strong&gt;“aydınlatmayı tasarlamak”&lt;/strong&gt;. Yani çözüm benim gibi senelerdir &lt;strong&gt;“aydınlatma tasarımı önemlidir” diyen bir kişi için altın madeni gibi.&lt;/strong&gt; Gerçekten aydınlatma tasarlandıkça ve ışık kirliliği ile ilgili bilinç arttıkça problemin ortadan kalkmaya başladığını göreceğiz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu noktada bir süredir üzerine düşündüğüm ve problemin büyük bir kısmını halledebilecek bir kaç öneri var aklımda. &lt;strong&gt;Ancak bunu bir sonraki yazımda daha ayrıntılı paylaşacağım.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;br /&gt;
PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Yaprak dökümü ve katma değer</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/yaprak-dokumu-ve-katma-deger/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/yaprak-dokumu-ve-katma-deger/</guid><description>Aydınlatma sektörü son 10 senede LED ile beraber karşı konulmaz bir değişim geçiriyor.</description><pubDate>Thu, 04 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-medium wp-image-21108&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2018/01/emre-gunes-img-8160-kare-215x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;215&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;Aydınlatma sektörü son 10 senede LED ile beraber karşı konulmaz bir değişim geçiriyor. 20 Ağustos tarihinde bu konu ile ilgili uzun bir yazı kaleme almıştım. “Vahşi batı veya LED sonrası aydınlatma endüstrisi” başlıklı yazıyı şu linkten okuyabilirsiniz. &lt;a href=&quot;http://bit.ly/vahsi-bati&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener&quot;&gt;http://bit.ly/vahsi-bati&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu değişim her büyük değişimde olduğu gibi hem sektörün oyuncularını hem de kurallarını derinden etkiledi. Bu sene ardarda önemli uluslararası üreticilerden kötü haberler aldık. &lt;strong&gt;Ciroları, bilgi birikimleri ve yaklaşımları ile fark yaratmış bazı dünya markaları ya Türkiye pazarından çekildi ya da ülkedeki etkinliğini azalttı.&lt;/strong&gt; Bu gidişatta maalesef ülkemizin içinde olduğu politik ve ekonomik şartların etkisi olsa da bu gelişmeler başka bir noktayı da işaret ediyor, &lt;strong&gt;Türkiye pazarı’na inanç azalıyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok sığ olarak tarif edebileceğim bir bakış açısı ile &lt;strong&gt;“ne güzel, yerli ve milli markalar ön plana çıkacak ve daha fazla kazanç elde edecekler”&lt;/strong&gt; diyebilirsiniz. Kaçırdığınız önemli nokta ise şu: &lt;strong&gt;bu firmalar sadece ürün satmıyorlar aynı zamanda bilgi birikimleri ile pazarı eğitiyorlar.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kaliteli ve üst düzey ürünlerini pazarlamak için bir yandan genel tanıtımlar ile pazarın büyümesine katkıda bulunurken diğer yandan son kullanıcıları bilinçlendirerek kalitenin aranır bir şey olması için çaba gösteriyorlar. Bu durum da &lt;strong&gt;zincirleme olarak aynı rekabet ortamından beslenen üreticilerimiz için de gelişme fırsatı ve imkanı yaratıyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her fırsatta söylüyorum, aydınlatma yapı üretim sürecinin son vagonuna sıkışmış bir halde zaten önemsenmiyor. Kalmayan bütçe, enerji ve zaman içerisinde değersiz atfediliyor. Ve tamamen paraya endeksleniyor. &lt;strong&gt;Bu durumu değiştirmek zorundayız.&lt;/strong&gt; Bakın, değiştirirsek iyi olur demiyorum. Değiştirebilmek hepimizin hayatta kalma formülü. &lt;strong&gt;Asıl sormanız gereken soru, siz bu değişim için ne yapıyorsunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sektörde yer aldığım günden beri 2 organizasyonu asla kaçırmıyorum. Konferans olarak PLDC, fuar olarak ise Light+Building. Hatta her zaman “yeni bilgi edinmek” adına en ufak bir fırsatı kaçırmak istemediğimden bir gün önce gidip bir gün sonra dönüyorum. Her iki organizasyon da, bana nefes alma ve tekrar sektöre olan inancımı tazeleme şansı veriyor. Çünkü ancak buralarda “para, para, para” dışında ışığın hayatımıza katkısı ve aydınlatmanın ister bina ister şehir ölçeğinde ne kadar büyük bir öneme sahip olduğununu görmemi sağlayan sohbetlerin, ortamların içerisinde oluyorum. Boğucu pazar şartlarımızın dışına çıkma fırsatları olarak faydalanıyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sadece fiyatın konuşulmadığı, katma değerli ürünler için de pazarın geliştiği bir ortam için bahsi geçen firmaların katkısı yadsınamaz. &lt;strong&gt;Bu yaprak dökümü bize zaten çok büyük olmayan ve mantar gibi çoğalan yeni oyuncuları ve tamamen fiyat odaklı rekabet ortamı ile neredeyse bir kum havuzu tadındaki pazarımız için daha da kötü günlerin habercisi.&lt;/strong&gt; Eğer tüm sektör olarak “fiyat” dışında bir şeylerin konuşulması için çaba göstermezsek, kum havuzuna kaçan suya engel olamaz, hepimizi yok edecek bir çamurun içerisine saplanırız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunun gerçekleşmemesi için son kullanıcıdan, tasarımcısına, üreticisinden distribütörüne hepimize düşen görev &lt;strong&gt;bir yandan ışığın ve aydınlatma tasarımının önemini vurgularken diğer yandan yaptığımız her işte “katma değeri” aramak ve yaratmak.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt; PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Vahşi batı veya LED sonrası aydınlatma endüstrisi</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/vahsi-bati-veya-led-sonrasi-aydinlatma-endustrisi/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/vahsi-bati-veya-led-sonrasi-aydinlatma-endustrisi/</guid><description>Vahşi batı: 19. yüzyıl Amerika’sında devlet otoritesinin olmadığı, herkesin kafasına göre kanun koyduğu uzak batı. LED sonrası aydınlatma sektörüne tam uyuyor.</description><pubDate>Sun, 20 Aug 2017 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-full wp-image-2897&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2017/08/emre-gunes-img-8160-kare-200.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;200&quot; height=&quot;200&quot; /&gt;Vahşi batı, Amerika’da özellikle 19. yılın ikinci yarısında kızılderili saldırılarının durdurulamaması ve güvenlik güçlerinin yetersizliğinden kaynaklanan suç artışı nedeniyle seyrek yerleşimli &quot;uzak batı&quot; bölgelerini tanımlamakta kullanılan bir terim. Devlet otoritesinin hakim olmadığı, herkesin “kafasına” göre kanun ve nizam oturtabildiği veya herhangi bir standart olmadan iş yapabildiği bu dönem sonrasında, “vahşi batı” bu tip kontrolsüz ve tehlikeli yerleri / dönemleri tarif etmek için kullanılan bir sıfata dönmüş durumda.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artık neredeyse sadece &lt;strong&gt;&quot;LED endüstrisi&quot;&lt;/strong&gt; olarak tanımlayabileceğimiz aydınlatma sektörü için de &lt;strong&gt;&quot;Vahşi Batı&quot; mükemmel bir tanımlama&lt;/strong&gt;. Kural yok, nizam yok, standart yok, denetleyen yok. Yok yok yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;LED’in bugün özellikle internet bazlı teknolojiler için kullanılan “distruptive” - yıkıcı sıfatını hak ettiği çok açık. Konvansiyonel ışık kaynaklarına göre pazar payını her geçen gün arttıran LED teknolojisi, o kadar hızlı ve kontrolsüz bir şekilde gelişti ve gelişiyor ki şimdiden aydınlatma sektöründeki tüm taşları yerinden oynatmış durumda.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Küresel anlamda piyasa&lt;/strong&gt;, bir yandan özellikle inovatif yaklaşıma sahip yeni komponent tedarikçilerini ortaya çıkarırken, diğer yandan LED ile ortaya çıkıp kısa bir sürede uluslararası çapta markalara dönüşen aydınlatma üreticilerine sahne oldu. Neredeyse tekel olan büyük aydınlatma firmalarından bazılarının bu hız karşısında sektörden birer birer çekildiğini veya en azından çekilmeye hazırlandığını görüyoruz. Bazısı ise bu yeni firmaları satın alarak inovasyon hızına yetişiyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Türkiye’de&lt;/strong&gt; ise bu değişime ayak uyduramayan köklü aydınlatma üreticilerinin kepenk kapattığı, sektör ile hiç alakası olmayan (market sahibi, tekstilci vb) sermayedarların aydınlatma üreticisi olduğu ya da komponent tedarikçisinin armatür üreticisine, reklamcı - tabelacının yine armatür üreticisine, dergicinin komponent tedarikçisine (burada çuvaldızı kendimize batırıyorum - merak etmeyin) dönüşerek &lt;strong&gt;kimlik değiştirdiği bir döneme girdik&lt;/strong&gt;.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kartlar yeniden dağıtılıyor, normal bir durum diyebilirsiniz. Ancak sorun sadece peynir ekmek gibi üreyen oyuncu sayısı, düşen kar marjları, belirsizlik gibi etmenler değil. Problem LED’e dönüşümün gerçekleşme hızı ile standartların oluşumu arasındaki dengesizlik sebebiyle ortalığın toz duman olması. &lt;strong&gt;Ortalık öyle bir toz duman ki insan bir an sakinleşip düşündüğünde bu dönüşüm, fayda mı getiriyor yoksa zarar mı emin olamıyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne demek standartların oluşması? Koskoca sektörde standart olmaz mı demeyin. Yok. &lt;/strong&gt;Açıklamam için öncelikle LED ile beraber hayatımızda ne değişti, ona bakalım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eski, konvansiyonel teknolojilerde, Halojen, Metal Halide, Sodyum Buharlı, Flüoresan ve CFL vb, lamba tiplerine bağlı olarak belli bir standartta, Dünya’nın dev tekelleri tarafından üretiliyordu. Bir elin parmaklarını geçmeyecek adetteki markalar tarafından üretilen bu ürünler arasında da, duy, boyut, elektriksel özellikler vb anlamında belli bir standart vardı. &lt;strong&gt;Eskiden 50W ve 25 derece bir halojen lamba aldığınızda (çok ufak farklar mümkün olsa da) ne alacağınızı biliyordunuz.&lt;/strong&gt; (Bu arada bu firmaların 1920’lerde bir araya gelerek Dünya’daki ilk tekeli oluşturdukları bilgisini de burada verelim, ama hikayesini başka bir yazıya saklayalım.)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bugün ise LED ışık kaynakları için bunu söylemek imkansız.&lt;/strong&gt; Eğer konuya uzak biri iseniz “nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;UYARI:&lt;/strong&gt; Bu noktadan sonra bol bol 3 veya 4 harf ve rakam ile ifade edilen teknik terim ve kavramlardan bahsedeceğim. Amacım kafanızı karıştırmak asla değil, aksine konunun ne kadar karmaşıklaştığını göstermek. Ayrıca bilinmesi gereken bu kavramlar ile ilgili ayrı ayrı yazılar hazırlama niyetindeyim. Neyse devam edelim.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şöyle ki: LED ışık kaynağına sahip 2 tane Rayspot tipi aydınlatma ürünü düşünün.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kataloglarında &lt;strong&gt;3000K&lt;/strong&gt; (Kelvin - renk sıcaklığı), &lt;strong&gt;80 CRI&lt;/strong&gt; (Renksel Geriverim), &lt;strong&gt;10W&lt;/strong&gt; (Watt) ve &lt;strong&gt;25 derece&lt;/strong&gt; yazdığını var sayalım. &lt;strong&gt;2 ürünün performansının yaklaşık olmasını beklersiniz değil mi? Maalesef değil.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Örnek:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;https://twitter.com/eugene_andre/status/892127633256873984&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
 	&lt;li&gt;&lt;em&gt;Yukarıda tasarımcının isyan ettiği gibi aynı renk sıcaklığı ve derece ama sonuç çok farklı. &lt;/em&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Şimdi tek tek özelliklere bakalım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Renk sıcaklığı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
3000K demek esasında, 3000K etrafında belli bir aralıkta değer demek. Yani üreticiye bağlı olarak 2600K ile 3400K arasında bir değerde olabilir ürün. O aralık hakkındaki fikre ise ancak MacAdam Ellipse değeri (beyaz renk duyarlılığı) ile ulaşabilirsiniz. (SDCM olarak da ifade edilir. Bu kavramı açıklayabilmek için daha uzun bir yazıya ihtiyaç var. Ancak bugünün konusu değil. Hap bilgi isteyenler için en fazla 3 MacAdam Ellipse olması beklenir / istenir. 150K gibi bir aralığa denk düşer ki bu da bir çok uygulama için gözümüzün farkı anlayamayacağı bir değer)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Renksel geriverim:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
80 CRI (Renksel geriverim indeksi) demek, en basit ifade ile suni ışık kaynağının renkleri geri oluşturabilme becerisinin 100 üzerinden değerlendirilmiş hali. Yani özde bu ürün %80 oranında doğru bir şekilde renkleri gösteriyor. Burada doğrudan kasıt ise ürünün referans ışık kaynağına göre renkleri ortaya çıkarabilme başarısıdır. (Referans ışık kaynağı: 2700K ve 3000K için Akkor Flamanlı ve Halojen lambalar, 5000K için ise gün ışığı)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak CRI hesabı da en basit tabiri ile LED için anlamsız. (Sinirlenmeyin ama başka bir yazı ile daha ayrıntılı anlatacağım) Eski standart teknolojilerde yine de bir şey ifade ederken LED ile anlamını yitirdi. &lt;strong&gt;Şu an için 8 pastel renk üzerinden hesaplanıyor ve Ra diye ifade ediliyor.&lt;/strong&gt; Sonradan eklenen önemli 7 renk (&lt;strong&gt;özellikle R9 denen derin kırmızı değeri, her renkteki parıltıyı sağlayan önemli bir dalga boyu)&lt;/strong&gt; ile ilgili bilgiyi ancak belli üreticilerden öğrenebiliyorsunuz. O zaman da Re olarak ifade ediliyor ve 15 rengin ortalaması oluyor. Geçen sene Amerika’daki IES Derneği (Illuminating Engineering Society of North America - bazen IESNA olarak da kısaltılıyor) tarafından ortaya çıkarılan &lt;strong&gt;TM-30-15&lt;/strong&gt; standardı ise yaygınlaşmadı. CRI ile ilgili yazıda bunu da açıklamaya çalışacağım. AyrıcaTM-30-15 öncesi &lt;strong&gt;CQS&lt;/strong&gt; (Color Quality System), &lt;strong&gt;GAI&lt;/strong&gt; (Gamut Area Index) gibi CRI’e yardımcı araçlar ortaya çıktı ama hiç biri yaygınlaşmadı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-full wp-image-2900&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2017/08/cri-r1-r9.gif&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;700&quot; height=&quot;145&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Işık gücü:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;10W yazması&lt;/strong&gt; LED ile beraber sadece ve &lt;strong&gt;sadece harcadığı elektriği&lt;/strong&gt; ifade ediyor. Lümen olarak ifade edilmesi daha doğru. Ama yeterli değil. Diyelim ki iki üründe de &lt;strong&gt;1000 lm&lt;/strong&gt; (ışık akısı - ışık gücü) yazıyor. Bunun için ise ilk sorulması gereken &lt;strong&gt;bu değer ışık kaynağına mı, yoksa armatüre mi ait sorusu&lt;/strong&gt;. Çünkü uzun süre tüm sektör, kataloglarında ışık kaynağının lümen değerini belirtti. (Halen bir çoğu böyle devam ediyor) Halbuki ışık kaynağı armatür içerisine girdiğinde reflektör, lens ve driver ile yani toplam sistem kaybı ile azalarak çıkıyor. Bilinçlenen bazı tasarımcı ve son tüketiciler bu değer için “armatür çıkışı değil mi?” diye sormaya başladı. Kaldı ki eğer yönlendirilmiş bir ışıktan bahsediyorsak lümen değil, candela değerlerine bakmalıyız ama burada daha fazla yine detaya girmeyeceğim. &lt;strong&gt;Sonuçta ne kadar tüketici veya tasarımcı konuya hakim bu soru işareti&lt;/strong&gt;. Hatta bu sebeple büyük 2 alman firması davalık bile oldu. (Bakınız: http://www.aydinlatma.gen.tr/katalogda-belirtilen-isik-akisi-dava-konusu-oldu.html)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Işık açısı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
25 derece armatürün dar ile orta açı arası bir çözüm olduğunu gösteriyor. Teknik olarak ışık akısının %50’sinin düştüğü bir alan tanımı denebilir. Ancak oluşacak harenin ne kadar düzgün olduğu ile ilgili bilgi vermiyor. &lt;strong&gt;Hare tam bir yuvarlak şeklinde olmayabilir.&lt;/strong&gt; Kelebek kanatları gibi çözümler ile karşılaşabilirsiniz. &lt;strong&gt;Ya da hem ışık yoğunluğu hem de renk sıcaklığı olarak homojen olmayabilir.&lt;/strong&gt; Yani ortasında 4000K bir ürün kenarlara doğru sıcak beyaza 3000K kayabilir ya da tamamen sarılaşabilir. Ya da maksimum %10 oranında taşması beklenen ve “Spil Light” denen kısım olması gerekenden çok daha fazla alan kaplayabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu bahsi geçen kavramlar ürünün ışık kalitesine ait veriler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Armatür Ömrü:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Peki üzerine bir de ömür olarak L70 &amp;gt; 50.000 saat yazdığını düşünelim. Öncelikle bu kavramdan konuşmak için ne olduğuna bakmalıyız. (Evet, doğru bildiniz başka bir yazı konusu). Temelde yine IES Derneği tarafından oluşturulan bir standarda dayanıyor. IES diyorki: &lt;strong&gt;LED Çip üreticisi LM-80 diye bir rapor yayınlar&lt;/strong&gt;. LM-80 raporu 25 derece ortam sıcaklığı yani laboratuvar ortamında çiplerin 3 farklı (lehim noktası sıcaklığı - çip’in PCB’ye entegre olduğu nokta) sıcaklıktaki performansını gösterir. LM-80 raporu 6.000 ile 10.000 saat arasındaki değerleri verir. Sonra bu değer &lt;strong&gt;TM-21 denen başka bir standard ile geleceğe projekte edilir.&lt;/strong&gt; L70 ifadesi LED Çip’in ışık akısının (lümen) %70 seviyesine ineceği saati tahmin eder. Gerçekten ölçülen saat ile tahmin edilen saat arası ise 6 katı geçemez. Yani 10.000 saat ölçümü yapılırsa 60.000 saat ömür tahmin edilebilir. Aynı zamanda ne kadar renk kayması olabileceğini da belirtir. (Bu arada LM-80 2008 yılında, TM-21 ise 2011 yılında hayatımıza girdi.)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Farkındaysanız ortada armatür yok. Sadece ışık kaynağına ait bir veri bu.&lt;/strong&gt; Armatür üreticisi bu çipi kendi armatür tasarımına koyduğunda lehim noktası sıcaklığı ne olacağını tahmin ediyor ya da ölçüyor. Ancak tüm komponentlerin bir araya geldiği (driver dahil) bir testten bahsetmiyoruz. Yine IES bu konuda &lt;strong&gt;2014 yılında LM-84 ve TM-28 standartlarını çıkardı.&lt;/strong&gt; Aynı çip gibi tüm sistem çözümünü için de 1.000’er saatlik test sonuçları üzerinden veri elde edilebiliyor. Hatta standard 6.000 saat yerine, öncelikle 3.000 saatlik sistem testi yapıp kalan 3000 saati LM-80 ve TM-21 kullanarak bir hesaplamaya izin veriyor. &lt;strong&gt;Armatür üreticileri ise çok sık değişen ve gelişen çip ve driver ürünleri sebebiyle bu testlere çok fazla yanaşmıyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evet, gerçekten olması gerekenden çok daha fazla kavramın iç içe girdiği bir yazı oldu. Ama şu okuduklarınız bile size esasında buz dağının görünmeyen kısmı için bir fikir vermiyor mu? Derdim LED’i kötülemek değil. Sonsuz bir özgürlükte, çok farklı ışık uygulaması ve çözümlerine imkan verdiği tartışılmaz. Ancak bize &lt;strong&gt;“Uçar, kaçar, keser, zıplar o bir süpermen” diye tanıtılan LED’in&lt;/strong&gt; de ancak ve ancak &lt;strong&gt;doğru ellerde&lt;/strong&gt; ve doğru bir uygulama ile anlamlı bir teknoloji olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Doğru eller ise &lt;strong&gt;işinde yetkin bir aydınlatma tasarımcısı ve güvenilir bir aydınlatma üreticisidir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer siz de&lt;strong&gt; “aman canım hepsi LED ne olacak, en ucuzunu alırım” ve/veya “ne aydınlatma tasarımcısına ne de iyi bir üreticiye ihtiyacım yok. Bizim amcaoğlu bu işe girmiş, ondan alırım”&lt;/strong&gt; diyorsanız, &lt;strong&gt;elinizde tuttuğunuzun bir el bombası olduğunu hatırlatmak isterim.&lt;/strong&gt; “Vahşi batı” şartları içerisinde herhangi bir kontrol mekanizması da olmadığına göre patladığı zaman sizden önceki binlerce tüketici gibi suçu LED’de aramayın, aynaya bakın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;NOT: Altta Planlux Aydınlatma Tasarımı firmasının 2017 başındaki kontrol tabloları var. Farkındaysanız daha az öneme sahip bir madde yok. Her biri önemli. Ancak anlamak için bile ileri seviye bilgi sahibi olmalısınız. Daha sıkıntı olan konu ise bu standartlar güncelleniyor. 6 ay geçti, belki de şimdiden güncelliğini kontrol etmeliller.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;aligncenter size-large wp-image-2901&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2017/08/planlux-led-armatur-kontrol-listesi-screenshot-2017-08-16-15-50-19-1024x610.png&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;696&quot; height=&quot;415&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yazının orijinal linki:&lt;/strong&gt; &lt;a href=&quot;https://agustos.com/vahsi-bati-veya-led-sonrasi-aydinlatma-endustrisi/&quot;&gt;https://agustos.com/vahsi-bati-veya-led-sonrasi-aydinlatma-endustrisi/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Aydınlatma tasarımcısı olmak istiyorum. Ne yapmalıyım?</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-tasarimcisi-olmak-istiyorum-ne-yapmaliyim/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/aydinlatma-tasarimcisi-olmak-istiyorum-ne-yapmaliyim/</guid><description>Sanırım kimse için “Bu soruyu o kadar çok kez duydum ki, sayısını hatırlamam mümkün değil” demem şaşırtıcı olmaz.</description><pubDate>Sun, 02 Apr 2017 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;size-full wp-image-27142 alignleft&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2017/04/emre-gunes-300x300-1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;300&quot; height=&quot;300&quot; /&gt;Sanırım kimse için “Bu soruyu o kadar çok kez duydum ki, sayısını hatırlamam mümkün değil” demem şaşırtıcı olmaz. İster email ile ister telefon isterse de yüz yüze olsun, çok farklı kimliklerdeki çok fazla kişiye elimden geldiğince yön vermeye çalıştım. Master, iş veya staj bulma süreçlerine destek oldum. Gece rüyasında aydınlatma tasarımcısı olduğunu görüp sabahına ofisin kapısını çalan bir kişi bile oldu. Ne mutlu ki bugün aktif olarak sektörde çalışan bir çok profesyonelin kariyer yolculuğunda irili ufaklı katkılarım oldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;En son bu hafta içi, tekrar böyle bir soru ile karşılaşınca - belki de en başta yapmam gereken gibi - bir yazı yazarak paylaşmam gerektiğine karar verdim. Genel çerçeveyi bu yazı ile çizip özel sorulara yine destek verebileceğimi düşündüm.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öncelikle bu yazıda kast edilen “mimari aydınlatma tasarımcısı” tanımı şudur: Mekan ile kullanıcı arasındaki ilişkiyi ışık ile kurgulayan kişi. Basitleştirip aydınlatma hesabı yapan ya da kullanılacak aydınlatma armatürlerine karar veren kişi asla demiyorum. Bu mesleğe hakaret olur. Ölçekten bağımsız olarak (bir villa da olabilir, 30.000 m2 bir karma işlev de ya da şehir ölçeğinde bir yapılaşma da olabilir ) yapı üretim sürecinde “ışık” ile ilgili konularda danışılan bir uzmana dönüşmek istediğinizi varsayıyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tanımlama ile sahne tasarımı içerisinde yer alan ışık tasarımı kavramını dışarıda bırakmak isterim. Her ne kadar bugün tanıdığım bir çok mimari aydınlatma tasarımcısı sahne tasarımı kökenli olsa da… Ayrıca nihai hedef olarak tanımlama başına “bağımsız” veya “marka bağımsız”ı da eklemek mümkün olabilir. Ancak zorunlu değil. Bu tartışmayı burada derinleştirmek istemiyorum. Zamanında yazdığım şu yazıda bu kavrama yaklaşımımı görebilirsiniz. &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/bagimsiz-aydinlatma-tasarimi/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/bagimsiz-aydinlatma-tasarimi/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu anda okuyan bir öğrenci ile kariyerinin başlarında ya da ilerlemiş bir profesyonele aynı cevapları vermek mümkün değil. Ancak araştırılacak, okunacak, gidilecek ya da deneyimlenecek yapılar üç aşağı beş yukarı belli. Sonrası ise sizin özel durumunuza yani zaman ve para olarak imkanlarınıza bağlı değişkenlik gösterecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu çerçeve içerisinde soru cevap ile ilerleyelim:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;1- Olmazsa olmaz bir şey var mı?&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Işığa aşık olmak. Aydınlatma tasarımı ile ilgili nasıl bir fikir var kafanızda bilmiyorum. Ancak ilk söyleyeceğim fikrinizin romantik tarafını öldürmek üzerine: Ne kadar parlak gözükürse gözüksün, aydınlatma tasarımı çok zor ve saygınlık kazanmak için çok mücadele isteyen bir dal. Işığa aşık değilseniz veya süreç içerisinde aşık olmazsanız bu mesleği uzun süreli yapmanızın çok kolay olmadığını düşünüyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;2- Herhangi bir meslek ön şartı var mı?&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tanıdığım mimari aydınlatma tasarımcıları genellikle mimar (peyzaj mimarı, iç mimar, şehir plancı gibi mimari disipline yakın olanlar da dahil) veya elektrik mühendisi kökenli. Ancak sahne tasarımından  gelen ya da endüstriyel ürün tasarımcısı olan da çok tasarımcı tanıyorum. Bu anlamda meslek ön şartından çok mimari plan okuyabilme ve elektrikle ilgili kavramlara hakim olma yeteneklerinin ön plana çıktığını söylemek mümkün. Bugün ne okuyor veya hangi mesleği icra ediyor olursanız olun, aydınlatma tasarımcısı olmamanız için bir sebep yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;3- Mesleğin bir diploması var mı? Eğitim imkanları neler?&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Henüz yok. Bildiğim kadarıyla 4 yıllık, lisans düzeyinde bir eğitim ne yurtdışında ne de Türkiye’de bulunmuyor. Ancak 2 yıllık Master seviyesinde “Mimari aydınlatma tasarımcı”lığına adanmış programlar var. Programlar ve detayları için şu mikro siteye bakabilirsiniz: &lt;a href=&quot;https://pldaeducation.wikispaces.com/05.+LD+Programs&quot;&gt;https://pldaeducation.wikispaces.com/05.+LD+Programs&lt;/a&gt;  Her ne kadar siteyi hazırlayan PLDA (Profesyonel Aydınlatma Tasarımcıları Derneği) 2014 yılı Nisan ayında kapandıysa da, sitenin halen güncelliğini koruduğunu söylemek mümkün. Son 3 senede eklenen yeni programlar var ise onu araştırmak da size düşüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben kişisel olarak programları düzenleyen hocaları ve bir çok mezununu da tanıdığım için New York’taki Parsons, İsveç’teki KTH ve Almanya’daki Wismar’ı tavsiye edebilirim. Bütçesel olarak en uygununun da (hem okul hem de yaşam masrafları olarak) Wismar olduğunu ekliyim. Hatta 2 sene gidip yurtdışında kalamam diyorsanız Wismar uzaktan bir program da düzenliyor artık. Profesyonelim ama bu konuda kendimi eğitmek istiyorum derseniz bir alternatif olabilir. Tabii ki bütçesi paralel olarak artacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;4- Türkiye’de eğitim imkanı yok mu? &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türkiye’de aydınlatma bugüne kadar genellikle yapı fiziği altında bir ders ve uzmanlaşılacak bir alan gibi görüldü. Bu anlamda mimari aydınlatma tasarımı master programı Türkiye’de yok. Çeşitli kurumların düzenlediği sertifika da veren eğitimler var.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
 	&lt;li&gt;ATMK (Aydınlatma Türk Milli Komitesi) tarafından senede 2 kere düzenlenen: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/atmk-aydinlatma-egitim-semineri/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/atmk-aydinlatma-egitim-semineri/&lt;/a&gt;.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Philips firması tarafından düzenlenen: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/philips-led-aydinlatma-semineri/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/philips-led-aydinlatma-semineri/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Aydınlatma Tasarımcısı Mustafa Seven&apos;in düzenlediği: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/bilgide-mimari-aydinlatma-tasarimi-egitimi/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/bilgide-mimari-aydinlatma-tasarimi-egitimi/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Not1: Sanırım ATMK hariç diğer eğitimler şu an için aktif değil.&lt;br /&gt;
Not2: Linklerdeki bilgiler güncel olmayabilir. Lütfen ilgili kurumların sitelerine başvurun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;5- Ne okumalıyım? &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Dergiler (Türkiye):&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;PLD Türkiye dergisinin bugüne kadar çıkmış tüm sayıları dijital olarak ücretsiz okunabilir. &lt;a href=&quot;https://issuu.com/pldturkiye&quot;&gt;https://issuu.com/pldturkiye &lt;/a&gt;Light World dergisi şuradan okunabilir: &lt;a href=&quot;https://www.joomag.com/en/newsstand/lightworld-sayi-44-m%C3%9Cze-aydinlatmalari/0904802001490695930&quot;&gt;https://www.joomag.com/en/newsstand/lightworld-sayi-44-m%C3%9Cze-aydinlatmalari/0904802001490695930&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Portaller (Türkiye):&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;PLD Türkiye: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Lightworld: https://www.lightworld.com.tr/ (Yayın hayatı sona erdi)&lt;br /&gt;
Aydınlatma portalı: &lt;a href=&quot;http://www.aydinlatma.gen.tr/&quot;&gt;http://www.aydinlatma.gen.tr/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
LED portalı: &lt;a href=&quot;http://www.ledportali.com/&quot;&gt;http://www.ledportali.com/&lt;/a&gt; (2019 yılından beri aktif değil)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Dergiler (Yurtdışı):&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;PLD Magazine: https://pld-m.com/en/about-pld/ (2018 yılında yayın hayatı sona erdi)&lt;br /&gt;
Arc Magazine: &lt;a href=&quot;https://issuu.com/mondiale&quot;&gt;https://issuu.com/mondiale&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Lighting Magazine: &lt;a href=&quot;http://www.lighting-magazine.com/&quot;&gt;http://www.lighting-magazine.com/&lt;/a&gt; (2019 yılında yayın hayatına son erdi)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;Portaller (Yurtdışı):&lt;br /&gt;
&lt;/b&gt;PLD: https://pld-m.com/en/ (2018 yılında yayın hayatı sona erdi)&lt;br /&gt;
Mondo Arc: &lt;a href=&quot;http://www.arc-magazine.com/&quot;&gt;http://www.arc-magazine.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
Lux Review: &lt;a href=&quot;http://luxreview.com/&quot;&gt;http://luxreview.com/&lt;/a&gt; (2021 yılında yayın hayatı sona erdi)&lt;br /&gt;
Arch Lighting: http://www.archlighting.com/ (2019 yılında yayın hayatı sona erdi)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;6- Workshop yok mu? &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Esasında bana ulaşan herkese ilk başta tavsiye ettiğim madde bu. Lights in Alingsas Workshop’una katılmalısınız. Nokta. Benim için bir dönüm noktasıydı. Eminim katılan herkes için de öyle olmuştur.  Eğer hoşunuza gitmez ise, en kötü ihtimalle bu mesleği yapamayacağınızı en kestirmeden anlamış olursunuz. İsveç’in 30.000 kişilik ufak bir kasabasında 2000 yılından beri düzenlenen workshop’u saatlerce anlatabilirim. Ancak bunu da daha önce uzun uzun yazmıştım. Şuradan okuyabilirsiniz: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/plda-atolye-calismasi-workshop-nedir/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/plda-atolye-calismasi-workshop-nedir/&lt;/a&gt; Ben 2007 yılında katıldım ancak kalitesinden bir şey kaybettiğini sanmıyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;b&gt;7- Madde madde açıkladın ama nereden başlayacağız? &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte burası sizin nerede olduğunuz ve imkanınız ile alakalı.&lt;br /&gt;
Kendimce ideal durumu ya da gönlümden geçeni açıklayabilirim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İdeal bir durumda yani şu anda öğrenci olduğunuzu kabul ediyorum.&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
 	&lt;li&gt;Alingsas Workshop’una katılın.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Okulunuzu bitirip maddi durumunuza göre bir master programına yazılın.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Okul bitene kadar Türkiye’deki bir mimari aydınlatma tasarımı ofisinde staj yapmanız da çok iyi olabilir. Mimari aydınlatma tasarımı firmaları için: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/firmalar/aydinlatma-tasarimi-danismanligi/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/firmalar/aydinlatma-tasarimi-danismanligi/&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Master bitince de öncelikle yurtdışında iş bulmaya çalışın.&lt;/li&gt;
 	&lt;li&gt;Yurtdışında bir aydınlatma tasarımı ofisi terbiyesi, bilgisi ve deneyimi ile gelip 5 ila 10 sene sonra (süre yine size bağlı) Türkiye’de kendi ofisinizi açarak ideal döngüyü tamamlamış olursunuz.&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Bunun dışındaki her durum kendi özelinde ele alınmalı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak diyelim ki, yine sıkça karşıma gelen bir durum olarak, şu anda başka bir meslek dalında aktif bir profesyonel olarak çalışıyorsunuz ve gönlünüzden “aydınlatma tasarımcısı” olmak geçiyor. Ya da öyle olduğunu düşünüyorsunuz. Öncelikle her kim olursanız olun, tekrar ediyim, Alingsas Workshop’una katılın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sonrasında kendinizi geliştirmek için ATMK eğitimi gibi programlar ile ilk bilgilendirmeye sahip olabilirsiniz. Aydınlatma hesapları yapabilmek için Dialux programını hem kendiniz öğrenebilir hem de eğitim programlarına katılabilirsiniz. (google ara: Dialux eğitimi) Bu bilgiler ile bir mimari aydınlatma tasarımı ofisine iş başvurusu yaptığınızda şansınızın çok daha fazla olacağı açık. Ya da Türkiye’de üretim yapan ya da çeşitli markaların distribütörlüğünü yapan firmaların proje departmanlarına başvurabilirsiniz. Bağımsız olmadan önceki aşama olacak bu dönemde, hem farklı tipteki teknik ürünü yakından tanıma hem de mimari aydınlatma tasarımı proje aşamalarını deneyimleme şansınız olacaktır. Yine süre tercihi size bağlık olacak şekilde 5 ila 10 sene sonrası kendi ofisinizi açabilir ya da başka bir mimari aydınlatma tasarımı ofisinde çalışabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tekrar etmek gerekirse yazıda “bağımsız” mimari aydınlatma tasarımcısı olmayı nihai hedef olarak koydum. Bu hiç bir anlamda bu kapsama girmeyen bir tasarımcıyı - üretici veya distribütör’de çalışan - daha az tasarımcı yapmaz. Bağımsız olmak konusu sadece diğer tüm kaygılardan kurtulmayı (satış, kar, stok, ürün çeşidi vb vb) barındırır. Eski yazıyı tekrar link olarak veriyim: &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/bagimsiz-aydinlatma-tasarimi/&quot;&gt;http://pldturkiye.com/bagimsiz-aydinlatma-tasarimi/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Umarım genel çerçeve için yeterli olmuştur.&lt;br /&gt;
Eksik veya yanlış bir bilgi varsa şimdiden affola.&lt;br /&gt;
Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>İnsan Odaklı Aydınlatma (HCL)</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/insan-odakli-aydinlatma-hcl/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/insan-odakli-aydinlatma-hcl/</guid><description>En son 58. sayıda (Kasım 2015) editör yazısı yazdıktan sonra 3 sayılık bir ara vermiştim.</description><pubDate>Mon, 30 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;size-medium wp-image-6375 alignleft&quot; title=&quot;emre-gunes-cropped&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;195&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;En son 58. sayıda (Kasım 2015) editör yazısı yazdıktan sonra 3 sayılık bir ara vermiştim. Haberdar olanlarınız olabilir, &lt;strong&gt;2014 başı itibariyle yeni bir maceraya kalkıştık ve Türkiye’ye “yenilikçi aydınlatma teknolojilerini” tanıştırmak için yola çıktık.&lt;/strong&gt; Ayrıntıları merak edenler için son 3 sene yaptıklarım ve geleceği dair düşüncelerimi medium sayfamda okuyabilirsiniz: &lt;a href=&quot;https://medium.com/@emregunes/3-senenin-özeti-ve-gelecek-50d6103f0297&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;https://medium.com/@emregunes&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gelelim son dönemin popüler konusu: &lt;strong&gt;“İnsan Odaklı Aydınlatma” (Human Centric Lighting - HCL) kavramına. Bu yazı HCL kavramını tam olarak anlamanızı sağlamaya yetmez.&lt;/strong&gt; Zaten amacım da bu değil. Ancak bu kavramın ortaya çıkmasında etkili olan birkaç bilimsel bulguyu ise paylaşmak isterim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Binlerce yıllık evrim sürecince &lt;strong&gt;24 saatlik bir döngü&lt;/strong&gt; içerisinde yaşadık, yaşıyoruz. 12 saat güneş, 12 saat ay ışığı altında süren bu döngü, tüm vücudumuzun işleyişini de belirliyor. Her birimizde ufak değişimler gösterse de vücudumuz &lt;strong&gt;“Sirkadiyen Ritim”&lt;/strong&gt; denen 23.5 ile 24.65 saat arası döngüler ile çalışıyor. Bu, gündüz aktif olarak çalışmamızı (evrime referans verirsek “avlanmamızı”) ve gece ise dinlenerek vücudumuzu yenilememizi sağlayan/emreden bir döngü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu döngünün çalışması için gözümüzde görsel algı ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan, adeta &lt;strong&gt;vücut saati gibi çalışan başka bir yapının var&lt;/strong&gt; olduğunu biliyoruz. Bu yapıya bilginin, ışığı algılamamızı sağlayan cone ve rod’lardan farklı &lt;strong&gt;ipRGC (Intrinsically photosensitive Retinal Ganglion Cells) denen hücreler&lt;/strong&gt; aracılığıyla ulaştığı da yapılan bilimsel araştırmalarda bulundu. Beynin, gelen bu bilgiler ile vücudu yönetirken “melatonin” hormonunu kullandığı düşünülüyor... &lt;strong&gt;Çünkü “melatonin” gün içerisinde hiç salgılanmazken, özellikle uyku sırasında yani 24:00 - 08:00 arası maksimum seviyelere ulaşıyor.&lt;/strong&gt; Melatoninin salgılanması veya &lt;strong&gt;salgılanmamasında&lt;/strong&gt; etkili olan frekans ise &lt;strong&gt;460-480nm yani “mavi” ışık.&lt;/strong&gt; Ya da içerisinde mavi barındıran bir ışık kaynağı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapılan araştırmalarda; &lt;strong&gt;gece vardiyasında çalışan hemşirelerde göğüs kanserine yakalanma oranının %50’den daha fazla olduğu&lt;/strong&gt; da ortaya çıkan sonuçlar arasında. İşte bu haber ile beraber çember tamamlanmış oldu. Yani &lt;strong&gt;ışık ile sağlığımız&lt;/strong&gt; arasında bir ilişki olduğu hipotezi ortaya atıldı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Esasında hep beraber 365 gün sürecek eğlenceler düzenlemeliyiz. Çünkü “üvey evlat” aydınlatma belki de ilk defa “dikkate alınmak” için önemli bir argümana sahip.&lt;/strong&gt; Gelin görün ki bu kavramı bile “pazarlamacı” marifeti ile sulandırıyoruz. Çünkü tüm bu gelişmelere rağmen bilim henüz işini tamamlamadı. Yani ışığın vücudumuza zararlı veya yararlı olabileceği hipotezi doğru ise o zaman da nasıl bir ışığa, ne kadar bir süre ile maruz kalmamız gerektiğini öğrenmeliyiz. Geceleri, yatmadan önce mümkünse çok kısık bir ışıkta zaman geçirerek ya da en azından içerisinde “mavi”ışık baskın olmayan ışık kaynakları kullanarak bu etkiden uzak da kalabilirsiniz. Ayrıca gündüz 12:00 civarı yarım saat kadar güneş ışığına maruz kalmak, yani ufak bir yürüyüş de ritminizi düzene sokabilir. Tüm bunlar henüz araştırılmayı bekleyen konular.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Endüstrimizin kestirme yorumu ise şöyle oldu: &lt;strong&gt;Gün ışığı içerisinde bulunan mavi ve kırmızı oranı günün farklı saatlerinde farklı seviyelerde.&lt;/strong&gt; Bu yüzden de gün ışığı soğuk beyaz ile sıcak beyaz arasında değişiyor yani beyazın farklı tonları ile karşılaşıyoruz. LED ışık kaynaklarıyla da bu etkiyi sağlayabiliriz. Yani &lt;strong&gt;“tunable white” (ayarlanabilir beyaz)&lt;/strong&gt; özelliğine sahip LED armatürler üretebiliriz. Bu durumda biz de beyazın farklı tonlarını kullanarak &quot;İnsan Odaklı Aydınlatma&quot; yapmış oluruz ya da bu tip ürünler &quot;İnsan Odaklı Aydınlatma&quot; ürünleri olur. Keşke konu bu kadar basit olsa…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir yandan gün içerisinde değişen bir beyaz tonu, fiziksel olarak değilse de psikolojik olarak hepimize iyi gelebilir. Ancak “Sirkadiyen Ritmimizi” düzene sokacağını söylemek çok zorlama bir ifade. Benim açımdan ise durum halen basit. Tüketici olarak bu kavramları bu kadar derinlemesine bilmenize gerek yok. &lt;strong&gt;Yapmanız gereken ise; sadece bugün değil, daha önce de insanı tasarımın ortasına yerleştirmiş, bu kavramlara hakim, konusunda uzman bir aydınlatma tasarımcısı ile çalışmak.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt; PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>PLD Türkiye nedir? Nasıl Çalışır? Arkasındaki kahramanlar</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pld-turkiye-nedir-nasil-calisir-arkasindaki-kahramanlar/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/pld-turkiye-nedir-nasil-calisir-arkasindaki-kahramanlar/</guid><description>Yaptığım sunumlarda ilk başta ifade etmeme rağmen “aydınlatma tasarımcı”sı olduğumu düşünenler ve projelerinde yardımcı olmamı isteyenler çok oluyor.</description><pubDate>Sun, 29 Jan 2017 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;alignleft size-full wp-image-6178&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2011/03/emre-gunes-cropped-e1299109913908.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;180&quot; height=&quot;197&quot; /&gt;Yaptığım sunumlarda ilk başta ifade etmeme rağmen “aydınlatma tasarımcı”sı olduğumu düşünenler ve projelerinde yardımcı olmamı isteyenler çok oluyor. Olmadığımı söylediğimde de “O zaman neden bu kadar aydınlatma tasarımcısı deyip duruyorsun&quot; der gibi baktıklarını hissediyorum. Sonra gelen soru ise mesleğim oluyor. Endüstri Mühendisi olduğumu söylediğimde şaşkınlık daha da artıyor. &quot;Işık ile ilgili eğitim aldınız mı?&quot; dediklerinde “hayır” diyorum. Artık tek soru kalıyor: “Ne ışık eğitimi almışsınız ne de gazetecilik ile ilginiz var. PLD Türkiye nereden çıktı?”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O zaman başlıyorum PLD Türkiye’nin hikayesini anlatmaya. PLD Türkiye biraz da benim kişisel hikayem gibi ancak görünürde ben olmakla beraber başka aktörleri de - benim gözümde kahramanları - barındırıyor. Bu yazı hem 2017 kararlarım çerçevesinde daha sık yazma hem de PLD Türkiye’de emeği geçenlerin haklarını verme isteğimin birleşimi gibi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PLD (Professional Lighting Design) Dergisi nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Professional Lighting Design dergisi 1998 yılından beri 2 ayda bir Via-Verlag tarafından yayınlanan bir dergi. Kendisini “bağımsız aydınlatma tasarımı” mesleğini tanıtımına adamış dünya çapındaki ilk ve yegane dergi. Başka dergiler çıksa da, hatta daha popüler hale gelse de, örnek Mondo Arc veya LuxReview, hiç biri PLD dergisi gibi tek bir mesaj üzerine inşaa edilmedi. &lt;strong&gt;Bağımsız aydınlatma tasarımcısı mesleğinin önemi...&lt;/strong&gt; Bunda PLD dergisinin, 1994 yılında kurulan eski adıyla ELDA (Avrupa Aydınlatma Tasarımcıları Derneği), 2007 sonrası adıyla PLDA (Profesyonel Aydınlatma Tasarımcıları Derneği) resmi yayın organı olmasının da önemli bir payı var. PLDA 2014 Nisan ayında kapandı, PLD ise aynı vizyon ile devam ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PLD Türkiye doğuşu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
2003 yılı, Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. 2004 yılında Fransa’da yaptığım master programından döndükten sonra Aralık’taki askerliğe kadar kısa bir dönem boşluğum vardı. O sırada 1996 yılında kurdukları Ağustos Reklam Ajansı’nda mutlu mesut faaliyet gösteren &lt;strong&gt;eniştem Selim Güneş ve ablam Nur Güneş&lt;/strong&gt; yeni bir fikir ile uğraşıyorlardı. Senelerdir çıkardıkları şirket içi dergilerden sonra dergi çıkarmayı sevmişler ve tamamen kendi kurgularında, tüm Türkiye’ye hitap edecek bir dergi peşinde koşmaya karar vermişlerdi. (Şirket içi dergi: Sadece şirket içerisinde veya bayilere dağıtılan içerikleri hazır gelen veya onaylanan dönemsel dergi)&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Elektrik mühendisi olan Selim eniştem, aydınlatmada herhangi bir dergi olmamasını da fırsat bilerek &lt;strong&gt;“Lighting World”&lt;/strong&gt; isimli bir dergi çıkarmak üzere kolları sıvamıştı. 2004 Eylül itibariyle ilk editörümüz &lt;a href=&quot;https://tr.linkedin.com/in/tanju-akleman-3b294b5&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Tanju Akleman&lt;/a&gt; ile beraber bir süredir sektör paydaşları ile yazışmalar yapılmış, belli aşamalara gelinmişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu noktada şu anektodu da paylaşmak isterim. &lt;strong&gt;“Lighting World”&lt;/strong&gt; ismi ile ilgili çeşitli kurumlar ile yapılmış resmi yazışmalarımız var. Bu yüzden PLD Türkiye dergisi çıkmaya başladıktan 1 veya 1 buçuk sene sonra &lt;strong&gt;“Eylül Reklam Ajansı”&lt;/strong&gt; isimli bir şirketin &lt;strong&gt;“LightWorld”&lt;/strong&gt; diye bir dergi çıkarmasına epeyi şaşırmıştık. Bugün dergi, aynı ismi ile ancak başka bir şirket tarafından (GRN Medya) yayınlanmaya devam ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bu noktada ben, askerliği beklerken, sürece destek olmak amacıyla toplantılara gidiyordum. İlk toplantılarımızdan birini &lt;a href=&quot;https://tr.linkedin.com/in/zeki-kadirbeyoglu-842414a&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;&lt;strong&gt;Zeki Kadirbeyoğlu&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; ile yaptık. Hiç unutmuyorum, öğlen yemeği sırasında bizi kabul eden Zeki bey &lt;strong&gt;“Dergi çıkaracaksanız, kaliteli bir dergi çıkarın, ilk başta zorlanırsınız ama kalıcı olursunuz.”&lt;/strong&gt; diyerek PLD dergisini gösterdi, hatta bir sayısını bize verdi. O toplantıdan dönüşte temel düşünce PLD dergisi ile işbirliğine girmek ve bazı makaleleri onlardan alarak yayınlamaktı. Döner dönmez bu isteğimi anlatan bir mail yazdım ve Via-Verlag’a gönderdim. Dönüş bir o kadar hızlı olurken, öneri tüm yayın haklarını Türkiye’de bize devrederek PLD Türkiye dergisinin çıkarılmasıydı. Via-Verlag o dönem Fransızca, Rusça, Yunanca, Çince dillerinde yine bu modelde zaten yayın yapıyordu. Almanca ve İngilizce’yi ise kendisi çıkarıyordu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O mailleşmeden bir ay kadar sonra Almanya’ya gidildi, sözleşme imzalandı. 2005 yılı başı itibariyle PLD Türkiye yayınına başlamıştı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Benim katılmam&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Ben 2004 Aralık - 2005 Mayıs ayı dönemini askerlikte, 2005 Ağustos - 2006 Haziran ayı dönemini ise Beko Elektronik’te “Ürün Müdürü” olarak geçirdim. Kurumsal hayatta yapamayacağımı anlamam ve doktoraya başlamam ile beraber ablamdan &lt;strong&gt;“26 yaşında sadece doktora yapmak olmaz, gel bize destek ol”&lt;/strong&gt; mesajı geldi. Artık bir yandan doktora yapıyor, bir yandan hem ajansta çeşitli görevler alıyor hem de PLD Türkiye süreçleri ile ilgileniyordum. &lt;strong&gt;Yine bu dönemde Tanju Akleman yerine göreve başlayan 2. editörümüz Umut Kart ile yollar ayrılınca dergi benim kucağıma kaldı. İyi ki de kalmış!&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ne ışığı ne de yayıncılığı biliyordum. Armatür ile lambayı ayırabildiğimi söylemek de pek mümkün değildi. &lt;strong&gt;Tüm bunlara rağmen 10. sayı itibariyle sorumluluğu üzerime kalan PLD Türkiye dergisinin her noktasına, virgülüne özene bezene çalıştım. Çok fazla okudum, araştırdım, gezdim, yurtdışındaki etkinliklere katıldım.&lt;/strong&gt; Aydınlatma tasarımcısının kim olduğunu, ideal yapı üretim süreçlerinde neden yer alması gerektiğini özümsedim. 2007 yılı Nisan ayında PLDA’in hem ismini değiştirmesi hem tüm dünyada yaygınlaşması hedefi ile yola çıkması ile de PLDA Türkiye temsilcisi olarak göreve başladım. &lt;strong&gt;Hem, özellikle aydınlatma tasarımcısı olmak isteyen herkese katiyen tavsiye ettiğim Alingsas Workshop’una, 2007 Ağustos ayında katılmam ve ışığa dokunma şansı elde etmem, hem de 2007 Ekim ayında ilki düzenlenen PLDC (Profesyonel Aydınlatma Tasarımı Kongresi)’e katılmam ve tüm dünyadan aydınlatma tasarımcıları ile bir araya gelmem kendi adıma önemli dönüm noktaları oldu.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O dönemden beridir Türkiye’de etkinlikler düzenlemeye, “aydınlatma tasarımı”nın ve “aydınlatma tasarımcısı”nın önemini tüm yapı sektörü aktörleri ile paylaşmaya çalışıyorum. Aydınlatma tasarımı dendiğinde akla gelen PLD Türkiye&apos;yi herkes için ortak bir platform gibi tutmaya, sektöre yeni insanlar kazandırmaya, niyetlenenlere ise yol göstermeye çalıştım, çalışmaya devam ediyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;PLD Türkiye olarak bugüne kadar, hepsi Türkiye için ilk olan, &lt;a href=&quot;http://pldturkiye.com/pld-turkiye-etkinlikleri/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;20 üzeri etkinlik&lt;/a&gt; düzenledik. Binlerce insana ulaştık. Önemli aydınlatma tasarımcılarını Türkiye&apos;de ağırladık. Mimarlar Odası, Elektrik Mühendisleri odası gibi farklı paydaşlar ile işbirliğine giderek onları da bu süreçlerden haberdar etmek istedik. Üniversite sunumları düzenleyerek öğrencilerin meslekten haberdar olmasını sağlamaya çalıştık. Tüm etkinliklerin &lt;a href=&quot;https://www.youtube.com/user/pldturkiye&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;video kayıtlarını&lt;/a&gt; yayınladık ki gelemeyenler de bu bilgilerden faydalanabilsin. Derginin tüm sayılarını, 36. sayıdan beri &lt;a href=&quot;https://issuu.com/pldturkiye&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;dijital olarak açtık ki&lt;/a&gt;, zaten kısıtlı olan aydınlatma tasarımı ile ilgili içerik üretiminden kimse mahrum kalmasın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PLD Türkiye işleyişi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Her ne kadar sürekli ben, ben, ben desem de, dergiyi tek başıma çıkarmadım, çıkarmıyorum. Derginin %50 içeriği Almanya’dan geliyor ve ilk sayıdan beri yanımızda olan &lt;a href=&quot;https://www.linkedin.com/in/durrin-caner-3167553&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Dürrin Caner&lt;/a&gt; tarafından çevriliyor. Bu çevrilen metinler &lt;a href=&quot;https://www.linkedin.com/in/leyla-%C3%B6zyol-412194109&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Leyla Özyol&lt;/a&gt; tarafından okunuyor. En son ben üzerinden geçiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kalan %50 içerik ise sektördeki tasarımcı dostlarımız, akademisyenler, profesyoneller tarafından hazırlanıp paylaşılıyor. Yine Leyla Özyol ve benim süzgeçimden geçip sizlere ulaşıyor. Dergimizde 2 tip formatımız var. &lt;a href=&quot;https://issuu.com/pldturkiye/docs/icerik-formatlari&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;&lt;strong&gt;Proje ve ürün&lt;/strong&gt;.&lt;/a&gt; (Format detaylarına &lt;a href=&quot;https://issuu.com/pldturkiye/docs/icerik-formatlari&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;linkten&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz) Her sayı öncesi e-mail listemize kayıtlı kişilere attığımız toplu email ve sosyal medya kanalımızda ilgili sayının konusunu söylüyor, içerik yazacak herkese kapımız açık olduğunu belirtiyoruz. Bahsedilen formatlarda gelen içerikleri değerlendirerek yer veriyoruz. &lt;strong&gt;Hiç bir zaman kısa dönemli haber veya röportaj yayınlamıyoruz.&lt;/strong&gt; Çünkü derginin sadece çıktığı 2 aylık süreçte değil, arşivlenerek senelerce kütüphanelerde yer almasını istiyoruz. &lt;strong&gt;İçerik yayınlanması ile reklam arasında da hiç bir zaman ilişki kurmadık, kurmayacağız.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dergi tasarımı, yurtdışı sayısının tasarımına da sadık kalarak, 36. sayıya kadar &lt;a href=&quot;https://tr.linkedin.com/in/levent-karao%C4%9Flu-18967414&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Levent Karaoğlu&lt;/a&gt; elinden çıkıyordu. 36. sayıdan beri ise Savaş Yıldırım ile çalışıyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2014 yılı başından beri reklamlar ve tüm sürecin koordinasyonunda &lt;a href=&quot;https://tr.linkedin.com/in/nur-gunes-2a480b29&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Nur Güneş&lt;/a&gt; daha fazla görev alıyor, alacak. &lt;a href=&quot;https://tr.linkedin.com/in/selim-gunes-7822119&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Selim Güneş&lt;/a&gt; ise ilk filmi &lt;a href=&quot;https://karbeyazfilm.com/&quot; target=&quot;_blank&quot; rel=&quot;noopener noreferrer&quot;&gt;Kar Beyaz&lt;/a&gt; ile peşinden koşmaya karar verdiği yönetmenlik sevdasına, yakın bir zamanda bitmek üzere olan, ikinci filmi Düş Kırgınları ile devam ediyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gördüğünüz gibi neredeyse bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) gibi çalışan bir kurum PLD Türkiye. 2014 yılına kadar Ağustos Reklam Ajansı’nın fonladığı, sonrasında ise Ağustos Teknoloji firmasının himayesinde çıkan gözbebeğimiz. Dar bir kadro ile çıkardığımız, ekonomik olarak maalesef hiç bir dönemde tatminkar sonuçlar elde edemediğimiz dergimizi gönül bağı ile seviyoruz. Gücümüz yettiği kadar da yaşatmaya devam edeceğiz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bu noktada bugüne kadar derginin bir parçası olmuş, fikirleri, yazıları, ilanları ile ya da sadece okuyarak bile bizlere ve bu sürece destek olan herkese tekrar teşekkür etmek isterim.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2014 sonrası Ağustos Teknoloji olarak neler mi yapıyoruz? Onu da &lt;a href=&quot;https://medium.com/@emregunes/3-senenin-%C3%B6zeti-ve-gelecek-50d6103f0297&quot;&gt;buradan okuyun&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Güzel ve yalnız ülkem</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/guzel-ve-yalniz-ulkem/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/guzel-ve-yalniz-ulkem/</guid><description>PLDC, PLD dergisinin de yayın haklarına sahip Via-Verlag’ın iki senede bir düzenlediği uluslararası aydınlatma tasarımı kongresi. 2015’te Roma’daydı.</description><pubDate>Wed, 04 Nov 2015 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;size-medium wp-image-6375 alignleft&quot; title=&quot;emre-gunes-cropped&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;195&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;PLDC (Professional Lighting Design Convention)&lt;/strong&gt;, PLD dergisinin de yayın haklarına sahip olan Via-Verlag tarafından iki senede bir düzenlenen uluslararası aydınlatma tasarımı kongresi. &lt;strong&gt;2007’de Londra’da başlayan etkinlik, 2009 Berlin, 2011 Madrid, 2013 Kopenhag sonrası 2015’te Roma’da gerçekleşti.&lt;/strong&gt; 2007’den beri bir parçası olma şansı bulduğum etkinlikte dört gün boyunca Dünya’nın farklı yerlerinden gelen 1700 katılımcı ile beraber aydınlatma tasarımıyla yatıp kalktık. &lt;strong&gt;2009 yılında Avusturalya’da yaşayan Emrah Baki Ulaş’ın yakaladığı “The Best Newcomer” (En Yeni Çıkış Yapan) ödülünü bu sefer de İngiltere’de kariyerini sürdüren Kerem Ali Asfuroğlu alınca keyfimiz ikiye katlandı.&lt;/strong&gt; 5 etkinlikte gelen 2 ödül ile genç Türk aydınlatma tasarımcıları hepimizi gururlandırmaya devam ediyor. Darısı Türkiye’den gelecek ödüllere…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Açıkçası hali hazırda bunaldığımız memleket havasından çıkmak ve dört günlüğüne de olsa nefes alabilmek öncelikle iyi hissettirdi. Hele ki sizin gibi ışığı seven ve aydınlatma tasarımı üzerine fikir geliştiren insanlar ile bir arada olmak besleyiciydi. Düşünsenize sadece lm/W oranları ve enerji tasarrufu veya bütçe değil de, görsel konfor, uygulama ihtiyaçları, insan odaklı aydınlatma gibi kavramlardan bahseden insanlarla bir aradasınız…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Roma’da dikkatimi çeken genel olarak “Biraz sakin mi olsak?” havasıydı. Sunumlarda ışığın fazla kullanımı sebebiyle yaratılan ışık kirliliğine ve LED’in farklı bir ışık kaynağı olarak değil de, tek çare gibi konumlanmasına tepkiler hakimdi. &lt;strong&gt;İçi boşaltılmış bir kavram olarak gördüğüm sürdürülebilirliğin aslında sadece enerji tüketiminin azaltılması değil, kullanıcı deneyiminin geliştirilmesi, görsel konforun artırılması ve sağlığımızı da ön planda tutan yaklaşımlarda yattığının altı çizildi.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Konferanslara paralel gerçekleşen sponsorların sergi alanı ise genelde bu düşünce yapısına yakın firmalardan oluşuyordu. Sadece LED’e geçmiş olmak adına yapılan tasarımlardansa gerçekten LED’in ışık kaynağı olarak yarattığı avantajları gösteren tasarımlar gördük. Ayrıca komponent bazında yaratıcı çözümler,&lt;strong&gt; Flicker olmayan driver, 3D baskı ile yaratılabilen optik çözümler, LED’de renk kaymasının önüne geçen veya yüksek renksel geriverime (CRI) sahip komponentler dikkat çekiciydi.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ayrıca özellikle LED’ler ile beraber yeterliliğini çoğu anlamda yitiren CRI (Color Rendering Index - Renksel Geriverim) standardına alternatif olarak geliştirilen &lt;strong&gt;TM-30-15 metodu&lt;/strong&gt; ile ilgili bilgilenme şansı bulduk. Geçtiğimiz günlerde tanıtımı yapılan ve &lt;strong&gt;Amerika’dan IES (Illuminating Engineering Society) ve DOE (Department of Energy) ortak çalışması ile çıkan&lt;/strong&gt; TM-30-15; CRI, CQS(Color Quality System)’in bir evrimi olarak ifade edilebilir. Yeni standart, ışık kaynağını sadece 8 veya 15 renk ile değil; pastelden doygun renklere kadar &lt;strong&gt;99 farklı renk ile test edecek.&lt;/strong&gt; Test için eklenen renklerin yanında aydınlatma kaynağına iki skor verilecek; biri doğruluk (Rf) diğeri gam (Rg) için. Rf skoru 100’e kadar çıkabilmesiyle CRI’a benziyor. Rg skoru ise 100’ün üzerinde olabiliyor. Buradan; verilen aydınlatma kaynağı altında bir rengin ne kadar güzel bir şekilde tanınabileceği ve o kaynağın rengi nasıl doyurabileceği sonucu ortaya çıkıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Anlayacağınız güzel ve yalnız ülkemizden uzak başka bir dünyada bilgi dolu dört gün geçirdik.&lt;/strong&gt; Oy vermek için acilen dönmeye çalıştığım uçak yolculuğunda hep aynı şeyi düşündüm. Bu kavramları Türkiye’de geniş kitleler ile tartışma şansımız kısa vadede yok. Yine zaman, para, bina bittiğinde akla geleceğiz ve hep önce fiyat konuşacağız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama mücadeleye devam!.. Ne yazık ki değişim öyle kolay kolay gerçekleşmiyor...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt; PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Üvey Evlat Aydınlatma</title><link>https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/uvey-evlat-aydinlatma/</link><guid isPermaLink="true">https://memregunes.com/tr/yazdiklarim/uvey-evlat-aydinlatma/</guid><description>Light&amp;Building fuarında bir sektör duayeni demişti: “Aydınlatma sektörü temelde bir lamba üzerine bükülen metalden ibaretti. LED ile her şey değişti.”</description><pubDate>Tue, 18 Aug 2015 00:00:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;&lt;img class=&quot;size-medium wp-image-6375 alignleft&quot; title=&quot;emre-gunes-cropped&quot; src=&quot;https://media.memregunes.com/pld/2011/07/emre-gunes-cropped-195x215.jpg&quot; alt=&quot;&quot; width=&quot;195&quot; height=&quot;215&quot; /&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Seneler önce Light&amp;amp;Building, Frankfurt fuarı sırasında sohbet ettiğim uluslararası alanda çalışan, önemli bir sektör duayeni şöyle bir şey demişti:&lt;strong&gt; “Aydınlatma sektörü temelde bir ışık kaynağı / lamba üzerine bükülen metalden ibaretti. LED ile beraber ise her şey değişti”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gerçekten LED devrimi öncesi ışık kaynağı / lamba çeşitliliğinin çok olmadığı dönemde sektör profesyonelleri olarak hepimizin hayatı daha kolaydı. Işık kalitesi olarak &lt;strong&gt;halojen ve enkandesan lamba&lt;/strong&gt; gibi çok iyi ışık kaynaklarımız vardı. (Hala var ancak kuzey kutbundaki ayıları kurtarmak için devlet büyüklerimiz yasakladı. Tabii yasaklamak için 4x4 cipleri değil, zavallı ampulü seçmeleri manidar.) Uygulama alanına göre flüoresan, kompakt flüoresan, metal halide veya sodyum buharlı lamba gibi alternatiflere sahiptik. Ve tüm ışık kaynaklarında hem marka adedi azdı hem de &lt;strong&gt;oturmuş standartlar&lt;/strong&gt; vardı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;LED’in ışık kaynağı olarak genel aydınlatma alanlarına girmesi ile beraber ise yepyeni bir dünyaya gözlerimizi açtık. Gerçekten LED ile yapabilecekleriniz sınırsız. Uygulamada ve verimlilik anlamında sağladığı avantajları tartışmak anlamsız. Ancak LED’in gelişimindeki hız o kadar kontrolsüz ki aynı bir toz bulutu gibi çok deneyimli sektör profesyonelleri için bile takibi zor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Temelde aydınlatma bir sistem çözümü. LED ile beraber driver, kontrol sistemi uyumlulukları da başka bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor. Neyin neyle uyumlu olduğunu bilmek de takip etmek de bir o kadar yorucu. Artık 50W, 75W, 100W lamba temelinde konuya yaklaşabilen ancak ışığı çok iyi bilen aydınlatma tasarımcıları “bir teknoloji gurusu” olma yolunda ilerlemek zorunda.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kaldı ki haydi biz takip ettik. Peki son kullanıcıya derdimizi nasıl anlatacağız? Müşteriyi daha kaliteli ürün alması için ikna çabamızda anlatmamız gereken faktörler, standartları netleşmeyen LED’ler ile beraber katlanarak arttı.&lt;strong&gt; Reflektör kalitesi, üretim tekniği gibi noktalara ek olarak artık CRI (Color Rendering Index), MacAdam Ellipse, GAI (Gamut Area Index), CQS (Color Quality System) gibi eminim bir çok sektör profesyonelinin bile bilmediği kavramlardan bahsetmeliyiz.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zaten&lt;strong&gt; “üvey evlat”&lt;/strong&gt; aydınlatma sektörü olarak &lt;strong&gt;bina, zaman ve para bittiğinde akla geliyoruz.&lt;/strong&gt; Önemsenmeyen aydınlatma detayı için müşterinin tüm bu 3 harfli kavramları dinleyecek ne zamanı ne de isteği var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diğer yanda ise üreticilerimizin sanayileşme çabaları var. Sanayileşmek demek standart üretim demek. Aydınlatma hali hazırda doğası gereği standartlaşmayı zorlaştırıyor. Mimar veya son kullanıcının “şunun surası şöyle olsa” istekleri bitmiyor. Üstüne bir de bu kadar değişken fiyat ve ürünün olduğu tedarik zincirini katarsanız, nasıl üretimini standartlaştıracaksınız, nasıl stok tutacaksınız ve nasıl hızlı üretim yapacaksınız? O yüzden düşen karlılıklar sebebiyle avrupalı bazı büyük üreticilerin sektörden çıkış haberlerine şaşırmamak lazım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bülent Ortaçgil’in dediği gibi &lt;strong&gt;“Bu iş çok zor Yonca”&lt;/strong&gt;... Hem de bugün hiç bir zaman olmadığı kadar. &lt;strong&gt;Kötü haber ise kısa vadede de değişecek gibi durmuyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir sonraki sayımıza kadar ışıkla kalın...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Emre Güneş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt; PLD Türkiye&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
</content:encoded></item></channel></rss>